Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 21 Şubat 2012, Salı 21:45:03 tarihinde eklendi. 1627 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BİR M(B)İT YENİĞİ VAR - Serdar A.İşler

Bu işte bir bit yeniği var. Daha ötesi bir Mit yeniği var.
BİR M(B)İT YENİĞİ VAR

 

Bu işte bir bit yeniği var. Daha ötesi bir Mit yeniği var.

            Memlekette milletin anlamakta güçlük çektiği, akil adamların anlamaya cesaret edemediği ve cesaret edip hukuki yollardan anlamak isteyenlerin mevzi kaybettiği bir devri fiilen yaşamaktayız.

            Belki dünyanın en hızlı yasası geçen hafta kaşla göz arasında meclisten geçirildi.

            Ağzımız açık kaldı.

            Öğretmenler için kariyer basamakları ile ilgili düzenlemeye beş yıl sıra gelmezken; Mit mensuplarının yakasını yargının elinden kurtaran yasanın jet hızıyla geçmesi hayret ve şaşkınlık yarattı doğrusu.

            Mit Yasası, Şike Yasasındaki tarihi rekorumuzu da egale etti.

            Yandaş medyanın bu fiili durumu Demokrasi Zaferi ilan etmeleri dünya tarihinin yeniden yazılmasını zorunlu hale getirmiştir.

            Telaş sebepsiz yere olmaz. Bu akıl almaz telaşın arkasında yatan ve ortaya çıkmasından korkulan sebep ve bahane nedir?

            Ağız ucuyla konuşmak yerine, yetkili ya da yetkisiz ağızlardan bunu bize açıklama büyüklüğünü gösterebilecek bir tek vicdan sahibi yok mu seksen milyonluk memlekette?

            Vatandaş anlamaya çalışıyor inanmayı kaybetmek pahasına…

            Nedir olayın içyüzü?

            Bu işte bir Mit Yeniği yani pardon Bit Yeniği var ama ne?

            Genel Kurmay Başkanı’na gücü yeten yargının Mit müsteşarı karşısında eli kolu bağlı kaldı.

            Sizce garip değil mi?

            Nihilizmden başka kurtuluş yolu kalmıyor cevapsız sorular karşısında. Kim bilir belki de bütün savaşların ve mücadelelerin tek kurtuluşu nihilizmin insana ve insani değerlere saygısı olacaktır gelecekte.

            Aynı pozisyonda yurt dışına çıkarak kurtulan Dalan için korkacak bir şeyin yoksa gel teslim ol diyenler aynı kısa devre mantık yolunu Fidan için kullanmadılar.

            Keser döner sap döner.

            Dur bakalım; tarih bunun gibi nice sayfa tekrarlarıyla dolu. Belli ki ders alınmamakta ısrar ediliyor.

            KCK yapılanmasının içine sızıldığı ve bu sızma sırasında birtakım terörist operasyonlara görevi gereği bazı istihbarat elemanlarının da katıldığı doğru mu? Bu operasyonlar sırasında birtakım olumsuz ve affedilemez olayların meydana geldiği doğru mu?

            Genel Kurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmek gibi makamına yakışmayan bir suçla yargılanırken; birçok görüşmeleri deşifre olan istihbarat için tozun dumana katılması sizce sağlıklı bir davranış mı?

            Bu olayın toplumun zihninde yaratacağı şüphe ve istifhamın boyutları tahmin dahi edilemez.

            Vicdani hassasiyetler ve inançlar erozyona uğrama riski altındadır.

            Bunun hiç mi önemi yok?

            Hepsi bir yana da bu açmazı çıkarlarının tatmini için görmezden gelen muhafazakâr medyanın yandaş kalemşörleri var ya asıl onlar en büyük günaha imza atmaktadırlar.

            Aynı olayı laik cephe yapmış olsaydı başlarlardı : ‘Ergenekon! ‘ diye ağlayıp sızlamaya ve yandaşlarına hedef göstermeye.

            İstanbul Emniyetine yapılan tırpan da olayın tuzu biberi oldu. Şüphe ve tereddütleri derin fay kırıklarına çevirdi.

            Yandaş medya şu sorulara nasıl cevap verecek merak ediyorum.

            Mit’e yöneltilen suçlamalar Genel Kurmaya yöneltilince doğru oluyor da Mit’e yöneltilince neden yalan olsun.

            İkisine aynı muameleyi yapmak ve yargıya güvenmek gerekmez miydi?

            Bu işte bir bit yeniği var ya neyse; haydi hayırlısı…

            Seçilmişlerin atanmışlara kul edilmemesinde bir sıkıntı yok. Ancak Yargı da, Mit de, Ordu da, Emniyet de atanmış.

            Dolayısıyla ordu mensuplarının yargı tarafından kovuşturma ve soruşturması yapılırken böyle bir tepkinin olmaması; buna karşılık Mit soruşturması sırasında bu tip bir kısa devre mantık savunması yoluna gidilmesi düşündürücü.

            İyi ama onlar görev icabı yaptılar ne yaptılarsa. Ordu da kendince görev icabı, yani emir gereği yaptığını iddia edebilir.

            Ya da bizimkiler yanlış iş yapmaz. Bizim buyruk verdiklerimiz yanlış yola sapmaz diyebilirsiniz.

            O zaman bu kişiler Aşere-i Mübeşere’den mi ya da melek filan mı demez mi insan?

            Nasıl düzelteceğiz bu yanlışı? Bir fikri ya da önerisi olan var mı?

Yazdır Paylaş
Diğer Serdar A.İşler Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler