Çok çetin bir kış mevsimi yaşadık. Elektrik ve doğal gaz faturaları ellerimizi yaktı ama evlerimizi ısıtmadı.
Çok çetin bir kış mevsimi yaşadık. Elektrik ve doğal gaz faturaları ellerimizi yaktı ama evlerimizi ısıtmadı. Güneş doğdu ama buzları eritmedi. Gözlerimiz televizyon ekranlarında, kulaklarımız radyoda hava durumunun ne olacağını merak ettik. Şükür bu günlere ulaştık. Ne kaldı Cemrelerin düşmesine. Havaya, suya, toprağa. Ardından Nevruz ve bahar.
Aslında kışlar eskiden hep böyleydi. Kar defalarca yağar,hava buz keserdi. Ancak son yıllarda ılık geçer olmuştu ve biz unutmuştuk kışın nasıl olduğunu. Bir de bilim insanları bizi öyle inandırmışlardıki küresel ısınma yaşadığımıza ve dünyanın her geçen yıl dahada ısınacağına. Şimdi bu soğukları görünce çoğu çark edip, buzul çağından bahsetmeye başlayıverdiler. Biz Allah’ın her şeye kadir olduğunu, neyi, nasıl dilerse öyle olacağını söylerken bazıları densizce ahkam kesmeye başlamıştı. Sanırım bu kış onlarada en iyi cevap olmuştur.
Aslında yazmak istediğim konuların etrafından dolaşıyorum. Sizlerinde benden farklı yazılar beklediğinizi biliyorum ama şu rehavetten bir türlü sıyrılamadım. Biraz yorgunluk, biraz kırgınlık, biraz ümitsizlik, milletin tepkisizliği, kabullenmişliği, sessizliği gibi bir çok sebep bu aralar Donkişotluk yapmama mani oluyor.
Kafama takılan konulardan birini ( Andımız ) daha önce yazmıştım. Dünyanın bir çok ülkesinde benzer söylemler okullarda ve bazı kurumlarda var.
Bir diğeri “ Gençliğe Hitabe “ Bunları ayetle, hadisle karşılaştırmayı çok manasız ve mantıksız buluyorum. Atatürk le Peygamber efendimiz SAV’in karşılaştırılmasınıda. Böylesi söylemlerde bulunanları çok yadırgıyorum. İslama hizmet ettiklerini düşünüp büyük zarar veriyorlar. İnsanın gönlünün her ikisinin sevgisini barındıracak kadar geniş olduğunu düşünüyorum. Bu konuların gündeme getirilmesinin manasız olduğuna da inanıyorum.
Milli İstihbarat Emniyeti’nin bu kadar konuşulmasıda rahatsız ediyor beni. Keşke ilgili yasalar daha önceden düzenlenmiş olsaydı. Zurnanın zırt demesi beklenmeseydi. Futbol mahkemesi, Arap baharı, terör, Ergenekon, Balyoz, amannnn, arkasına bakın, arkasına. Öküzün altında buzağı olurmu derler ya; bal gibi var. Siz görmek istiyormusunuz ona karar verin.
Bu gün sevinecek bir bahanem var. Sevgililer günü falan umurumda değil. Beşiktaşım!!!! Sen çok yaşaaa!!!!