Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 24 Ocak 2012, Salı 19:33:48 tarihinde eklendi. 1630 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

NEDEN KİTAP OKUMUYORUZ? - Ayten Tuncer Kamacı

Okuma alışkanlığı ile ilgili yapılan bir araştırma hazin bir tabloyu ortaya çıkarmıştır.
NEDEN KİTAP OKUMUYORUZ?

Okuma alışkanlığı ile ilgili yapılan bir araştırma hazin bir tabloyu ortaya çıkarmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin yüzde 71,7’si hiç kitap okumazken. Sadece yüzde 6,8’nin Okuma alışkanlığına sahip olduğu, yine aynı araştırmaya göre, annelerin yüzde 49,7’sinin, babaların da yüzde 39,5’inin hiç kitap okumadığı tespit edilmiştir. Bu araştırma sonuçları aynı zamanda ebeveynlerin okuma alışkanlıkları konusunda çocukları için iyi birer model olamadığı gerçeğini de ortaya koymuştur.

Sahi neden kitap okumuyoruz?

Böyle bir soru ile karşılaşıldığında herkesin kendisine göre bir bahanesi olacaktır. Kimisi kitapların pahalı olduğu, kimisi zaman bulamadığı, kimisi de işten yorgun argın geldiği gibi… Oysaki insanımızın az kitap okuyor olmasının asıl sebebi, kitap okumanın küçük yaşlarda bir alışkanlık haline getirilememiş olması ve eğitim sistemimizdeki yanlışlıklardır.

Alışkanlıkların kazanıldığı ilk eğitim yerinin aile olmasından dolayı, okuma alışkanlığı da diğer tüm alışkanlıklarda olduğu gibi aileden ve çevreden görülerek kazanılan bir alışkanlıktır. Şayet evde kitap, dergi, gazete ve bunları okuyanlar varsa, çocukta okumaya karşı bir yatkınlık olabiliyor. Aksi takdirde çocuğun kitap okuma alışkanlığını kazanması zor gözükmektedir. Çünkü aile bireylerinin davranış ve hareketlerini bir fotoğraf makinesi gibi çeken çocuklar, zaman içerisinde o davranışları kendileri de göstermeye başlarlar. Dolayısıyla, burada en büyük görev ebeveynlere ve ailenin diğer fertlerine düşmektedir.

Kitap okumayı engelleyen diğer önemli faktörlerden birisi de batılı ülkelerde ki gibi, bireyleri araştırmaya, düşünmeye, sorgulamaya yönelten bir eğitim sistemine sahip olmamamızdır. Batılı ülkelerde insanlar cüzdan taşır gibi kitap taşımaktadır. Otobüste, metroda, parkta, hatta işyerinde müşteri beklerken bile… Kitap okuma konusunda kendilerini öyle disipline etmişler ki, kitap okuma onlar için yemek içmek gibi, olmazsa olmazların arasındadır. Kendilerini adeta kitaplarla bütünleştirmişler.

Bizde ise, bireyin bilgisi, ilkokuldan üniversiteye kadar devam eden eğitim hayatının her aşamasında, çoktan seçmeli test sınavlarına dayalı bir eğitim sistemiyle ölçülmektedir. Maalesef bu sistem de bireylere, anlama, muhakeme, yorum yapabilmeyi geliştirecek ve insan aklını çalıştıracak olan OKUMA alışkanlığı kazandırmanın yerine, onları ezberciliğe ve tembelliğe itmektedir. Zaman zaman Eğitim sistemimizde düzeltmeler değişiklikler yapılmışsa da,  işin ezbercilik kısmına her ne hikmetse hiç dokunulmamaktadır. Belki de her şeyi itirazsız kabul eden, araştırmayan ve sorgulamayan bir toplum olmamız birilerinin işine gelmektedir. Kim bilir?

Bütün bunların dışında okumayı engelleyen diğer önemli bir faktörde, teknolojinin hızla geliştiği, görselliğin daha çok önem kazandığı günümüzde, insanların, zamanlarının çoğunu teknolojik ürünlerin başında geçirmeleri, kitap okumak yerine televizyon ve interneti tercih etmelerinden kaynaklanmaktadır. Son yıllarda internet sayesinde tek tıklama ile tüm bilginin hazır olarak ekrana gelmesi, kişileri kitaplardan daha da uzaklaştırmıştır. Özellikle her şeye hızlı bir şekilde ulaşmaya alışmış olan gençler için kitap okumak, ne yazık ki sıkıcı bir uğraş olarak algılanmış, bilgiye teknoloji sayesinde daha hızlı ulaşmak varken, o kalın ciltli kitaplar arasında bilgi aramaya ne gerek var düşüncesi hâkim olmuştur. Bazen de çevremizdekilere sormak daha kolayımıza gelmiş, duyarak öğrenmeyi tercih etmişiz.

Aldığımız bir ilacın kullanım kılavuzunu okumanın yerine sormayı tercih etmemiz veya aldığımız elektronik cihazın kurulumunu, kitapçığını okumadan kurmaya çalışmamız veya birilerine sormamız gibi…

Kitap okumak her şeyden önce sabır isteyen bir iştir. Bu yüzden de emek vermek, kafa yormak, anlamaya çalışmak insanlarımıza zor gelmektedir.

Hâlbuki okumak insanın kişisel gelişimini sağlayan önemli etkenlerden birisidir. İnsanın düşünce yapısını ve hayal dünyasını geliştirir. Kelime hazinesini zenginleştirir.

Bu bilgi çağında Türk Toplumu olarak dünya üzerinde iyi bir yer edinmek istiyorsak okumak zorundayız.

Başka yolumuz yok

 

Yazdır Paylaş
Diğer Ayten Tuncer Kamacı Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler