Acısıyla tatlısıyla koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Kimisi yeni bir aşka yelken açmak, kimisi iyi bir üniversiteye kapak atmak, kimisi iyi bir işe başlamak, kimisi de hayalini kurduğu bir yuvaya kavuşmak ümidiyle başladı yeni yıla.
Acısıyla tatlısıyla koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Kimisi yeni bir aşka yelken açmak, kimisi iyi bir üniversiteye kapak atmak, kimisi iyi bir işe başlamak, kimisi de hayalini kurduğu bir yuvaya kavuşmak ümidiyle başladı yeni yıla.
2011 yılında hem dünyada hem de ülkemizde ardı ardına büyük acılar yaşandı. Dışarıda; Japonya’da yaşanan deprem ve arkasından gelen tsunami, Asya'da ve Amerika'da küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanan büyük boyutlu sel felaketleri… Doğu Afrika'da yaşanan kuraklıktan dolayı yüz binlerce insanın aç kalması, on binlercesinin açlıktan ölmesi… Hemen burnumuzun dibindeki komşularımızdan Irak’ta devam eden iç savaş… Kuzey Afrika’daki Arap Baharı… Suriye ve İran’ın ise ilerde ne olacağı belirsiz bir iç karışıklığa doğru sürüklenmesi…
İçerde ise bir tarafta 7,4’ lük Van depremiyle birlikte ocaklara düşen yangın… Diğer tarafta yıllardır devam eden terör belası ve bu uğurda verdiğimiz binlerce şehidimiz… Her yıl sayıları artarak devam eden trafik kazalarında verdiğimiz canlar… Kadına uygulanan akıl almaz şiddet olayları ve işsizlik gibi bir takım olumsuz olaylar, insanımızın üzerine kara bulut gibi çökmüş, geleceğe dair ümitlerini kırmıştır. Kimsenin kimseye güvenmediği, güven bunalımı yaşayan bir toplum haline getirildik. Bununla birlikte sevgi ve saygı gibi değerlerimizi de kaybettik.
Kaybettiklerimiz sadece bunlar mıydı? Tabii ki de hayır. Geriye dönüp baktığımız da o kadar çok şeyi kaybettiğimizi anlıyoruz ki… Zaman ne kadarda hızlı geçiyor. Ta ilkokulda öğrenmiştik yılda dört mevsim olduğunu ve mevsimlerin özelliklerini. Şimdi kış geliyor kar yağmıyor, yağsa da çiseleyip geçiyor. Yaz geliyor eskisi gibi yakıcı sıcaklar olmuyor. Hele hele pastırma yazı, kocakarı soğukları ve zemheri fırtınası gibi büyüklerimizin günü gününe bildiği günler vardı. Plansız programsız şehirleşme ve küresel ısınmadan dolayı o günleri yaşayamadığımız gibi, o günlerin adını bilen dahi kalmadı. Sebzeler ise, yaz sebzeleri ve kış sebzeleri diye ikiye ayrılırdı. Hâlbuki tüm sebzeleri artık her daim bulmak mümkün... Eskiden yerli malı haftası yapılırdı, çocukları yerli malı kullanmaya teşvik için. Şimdi ise tercihler ithal maldan yana. Çünkü her taraf ucuz ithal mallarla dolu...
Yaşatmaya çalıştığımız sadece dini bayramlarımız kaldı. Onlarda yavaş yavaş eski önemini kaybetmeye başladı. Maşallah medyamız bayramlarımızı, yok kurban kaçtı, yok hayvana eziyet edildi diyerek sinsice yermeye, insanlarımızı kendi inanç ve adetlerinden uzaklaştırmaya çalışırken diğer taraftan da, her geçen yıl Noel babayı bizlere biraz daha sevimli göstermeye, beyinlerimize ve yüreklerimize yerleştirmeye özen göstermektedir.
Hâlbuki bizim esas yeni yılımız, yeni yıl başlangıcımız bütün Türk Dünyası’nın 21 Mart’ta kutladığı Nevruzdur. Bu, kökleri Ergenekon’dan çıkışa kadar uzanan bir inancın yaşatılması ve aynı zamanda iklimle, yeryüzü ile güneşle bağlantılı anlamlı bir gündür. Yeni gündür. Kuzey Yarımküre’de kışın sona erdiği, baharın başladığı, havaların ısındığı, tabiatın canlandığı ve çiçeklerin açtığı gündür. Daha birçok sebeplerden dolayı yılbaşı olmayı hak edecek bir gündür. Yeni yılı getirip kış mevsiminin ortasında bir güne oturtmanın nasıl bir mantığı olabilir ki, batının dayatmasından başka, …
Netice itibariyle sıraladığım bütün bu olumsuzluklar yeni yıla nasıl bir ruh haliyle girdiğimizin göstergesidir.
Ancak, geride bıraktığımız yılda hayatımızı ve ruh halimizi derinden etkileyen bu kadar acı olay yaşansa da, insanlarımızın geleceğe yönelik umutlarının kırılmayacağına olan inancım tamdır. Hayat, umutlarımız ve hayallerimizle birlikte her şeye rağmen devam etmektedir.
Geçmiş yıllarda dıştaki düşmanlar ve içteki hainlerin işbirliği ile planlı ve programlı bir şekilde bu coğrafyaya atılan kötü tohumların yeşermemesi umuduyla, gelecek yılların siz okurlarıma, Türk Milleti’ne ve tüm insanlığa sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.