Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 22 ARALIK 2011, Persembe 21:23:22 tarihinde eklendi. 3137 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Müsrif Müflistir - Yunus Yağmur

İnsan oğlu nerede ve hangi zamanda yaşarsa yaşasın “yarın” kaygısını daima duymuştur. Fıtratımızda var olan “yarın” kaygısı ahiret özlemine yorumlansa da, çok ve sınırsız kazanma hırsını beraberinde getirmiştir.
Müsrif Müflistir

        İnsan oğlu nerede ve hangi zamanda yaşarsa yaşasın “yarın” kaygısını daima duymuştur. Fıtratımızda var olan “yarın” kaygısı ahiret özlemine yorumlansa da, çok ve sınırsız kazanma hırsını beraberinde getirmiştir. Biriktirme hırsını körükleyen bu duygu, zaman zaman cimriliğe dönüşerek,iyilik duygularını köreltmiştir.Paylaşmak yerine, biriktirmeyi sever hale gelen insanların oluşturduğu toplumlar, ahlaki değerlerini de yitirmeye başlarlar. Öyle ki; bu insanların, eriştikleri müreffehlik düzeyine göre hayata bakışları da değişmektedir. İlkelerden uzaklaşılarak gerçekleşen bu değişim, zamanla yıkımlara neden olmaktadır. Dün bir lokma ekmeğin çöpe atılmasına razı olmayan insanların;bugün kazanlar dolusu yemeklerin beş yıldızlı otellerinde çöpe dökülmesine modernlik adına seyirci kalmaları ,ilkesel çöküşün göstergesidir.Daha da kötüsü yapılan yanlışlıkları,sistemin gereği ve değiştirilemez doğrular  olarak görmeleridir. Maddi değerlerle başlayan israf manevi değerleri de içine alarak sarmal bir çıkmaza dönüşmektedir.

          İnsanların sahip oldukları değerleri ölçüsüz ve gereğinden fazla kullanması,haddi aşmak ve bir şeyi yerli yerinde kullanmamak olarak tanımlanabilen israf; sadece çöpe atılan ekmek, gereksiz yanan lamba,boşa akıtılan su ile sınırlı değildir.Kullanıp atık haline getirilinler değil, “Su akar ,Türk bakar” sözündeki gibi Rabbimizin bizim için verdiği yer altı ve yer üstü zenginlikleri yerli yerinde kullanmamak  da israftır.Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, balık etinden yeterince yararlanılmaması;bol güneş alan topraklarımızda,güneş enerjisinin önemsiz görülmesi misal olarak verilebilir.Maddi olarak hesap etmenin zorluğundan olsa gerek; değerler, insan,emek ve zaman israfından pek bahsedene rastlayamazsınız. İsrafın “yarın”ımızı tehdit ettiğine en güzel örnek,ekmek israfıdır.Aslında ekmeği değil,geleceğimizi çöpe attığımızı Sağlık Bakanlığı’nın raporu ortaya koyuyor.Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanan, "Sağlıklı Beslenme ve Gıda İsrafı" başlıklı rapor, Türkiye'de ekmek israfının ulaştığı ürkütücü boyutu gözler önündedir. Rapora göre, Türkiye'de üretilen her 10 ekmekten 1'i israf olurken, israf edilen ekmeğin ekonomik kaybı, yıllık 700 milyon doları buluyor.Raporda, Türkiye'de her gün üretilen 120 milyon ekmeğin yaklaşık 12 milyonunun israf edildiğine işaret edilerek, bunun ekonomiye zararının günlük 2.6 milyon TL olduğu kaydedildi. Raporda ekmek israfıyla ilgili çarpıcı rakamlar da yer alıyor. Buna göre, Türkiye'de her yıl yaklaşık 44 milyar adet ekmek üretiliyor. Bu ekmeklerin yüzde 16'sı evlerde olmak üzere, yaklaşık 40 milyar adeti tüketiliyor ve 4 milyar adeti de israf ediliyor. Türk halkı her yıl ekmeğe 7 milyar dolar para ödüyor. İsraf edilen ekmeğin ekonomik kaybı ise yıllık 700 milyon doları buluyor. 3 büyük ilde günlük ekmek israfı 750 milyar lirayı buluyor. Ekmek israfında başı İstanbul çekiyor. Bu ilde günde 2 milyon ekmek israf edilirken, Ankara ve İzmir'de heba olan ekmek sayısı 600 bini bulmaktadır.
           Düşük gelir gruplarında ekmek tüketimi fazla, ancak israf az oluyor. Gelir düzeyi arttıkça, ekmek tüketimi azalıyor, ancak israf artıyor.

              Sadece ülkemizdeki ekmek israfının önlenmesi, yeryüzünde açlıktan ölümleri durdurabilecek büyüklüktedir. Üretimin talebe göre düzenlenmesi, bayatlamayan ekmek üretilmesi, küçük ekmek üretilmesi,bayat ekmeklerin ucuza satılması vb. tedbirler maalesef israfı engellemeye yetmemektedir. İsrafı engelleyecek değerleri güçlendirmek, hayata aktarmak ve takibini her aşamada yapmak durumundayız. İsraf edenleri Allah’ın sevmeyeceğini bilerek hareket etmek, “akan bir ırmağın kenarında bile olsan , abdest alırken suyu israf etme” buyuran Peygamber duyarlılığını kuşanmak zorundayız. Vakti aziz bilerek “ömrümüzü nerede tükettiğimizin, ilmimizle ne yaptığımızın,malımızı nereden kazanıp nereye harcadığımızın,vücudumuzu nerede yıprattığımızın” hesabını vereceğimizi hiç unutmadan, yarınlarımızı kurtaracak İlahi öğütlere kulak vermeliyiz.

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Yunus Yağmur Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler