Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 08 ARALIK 2011, Persembe 15:06:21 tarihinde eklendi. 2416 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

En Zor İmtihan - Yunus Yağmur

Hayatımızın birçok kesitinde sınavlara tabi tutuluruz. Kimi sınavlardan geçer not alırken, kimi sınavlar da bizi üzer. Hayatın sürekliliğinden olsa gerek, yine de yılmadan çalışmaya devam ederiz.
En Zor İmtihan

        Hayatımızın birçok kesitinde sınavlara tabi tutuluruz. Kimi sınavlardan geçer not alırken, kimi sınavlar da bizi üzer. Hayatın sürekliliğinden olsa gerek, yine de yılmadan çalışmaya devam ederiz. İnsanlık sınavından başarısız olmamız,en çok içimizi acıtır. Her sınav unutulur gider , ancak insanlık sınavı bir türlü unutulmaz. Ömrümüzün en kritik dönemlerinde vicdanımızla tekrar tekrar yüzleşmek zorunda kalırız. Ardından yüzleşme sahnesi ve birbirini kovalayan pişmanlık yüklü keşkeler… Bazen bu sınavlar tüm cemiyeti içine alacak kadar büyüktür. Bu yüzden toplumsal imtihan daha da zorludur. Çünkü her bireyin cevabı ve çözüm önerisi farklıdır. İş böyle olunca, sınavın kazanılması da zorlaşır. Tarih,bu imtihanlara nice zaman şahitlik etmiştir.

        İnsanların birbirleriyle sınandıkları ,hayatın akışı içerisinde en zor olanı“müslümanın müslümanla” sınanmasıdır.Böylesi bir sınanmada taraflar din adına ve cihad ruhuyla hareket ederler. Bizleri birleştirsin diye gönderilen yüce kitabımız Kurandan, ayrılıklarımızı ve meşrebi farklılığımızı meşrulaştıracak ayetleri bir silah gibi kullanmaya başlarlar..Meşreplerin sivri uçlarına takılan ayetler, yaşanılan anı zamanın ötesine taşıyarak, Sıffin’e ve ya Kerbela’ya götürür. Müslümanın müslümana haram olan, kanı,malı vs. ne varsa ayaklar altına alınır, böylesi bir süreçte. Akan kanların, yıkılan gönüllerin, yanan yüreklerin hesabını kimden soracaksınız? Ya da iş olup bittikten sonra ne önemi alacak, hesap vermenin! Önemli olan, tarihimizin karanlık olaylarından korkmadan yüzleşebilmektir. Yüzleşmeliyiz ki;bir daha kanlar akmasın,canlar yanmasın,kin ve nefret yeşermesin aramızda. Sünni, Şia, Selefi, mezhebi ve ya tasavvufi hangi gelenekten gelirsek gelelim, birbirimizi tanımadan geçirdiğimiz yılların acısını yüreğimizde taşıyarak kucaklaşalım. Aynı gök kubbenin altında paylaşacağımız o kadar ortak acı ve değerimiz var ki!   Ortak acımız Kerbela’nın;bizleri, ötekileştirme mantığına götürmesine izin vermeyelim.Hz Hüseyin’in (r.a) şahadetine duyarsız kalarak ya da tüm Sünnileri “Yezit” görerek, iyi bir müslüman olamayacağımızı bilelim.

            Bizleri kardeş yapan Kuran’ın ayetleri ölüm fermanına dönüşmeden, birbirimizi dinlemek, anlamak zorundayız. Kendi meşrebimizin doğrularından önce, dinimizin yaklaşımını esas alan bir bakış açısıyla:Ben Müslümanlardanım diyebilmeli; olaylar karşısında adaletten, haktan, mazlumdan ve kardeşliğin devamından yana olmalıyız.Acılarımız ayrılıklarımızı körüklemeden, kardeşliğe uzanan bir köprü olmalıdır. Yeni Kerbelalar yaşamamak için ortak acılarımızı bir fırsat bilip, kucaklamalıyız birbirimizi. Başkalarına cömertçe sergilediğimiz, yumuşak sözlü olmayı; birbirimizi saracak merhamet iklimine dönüştürmeliyiz. Bayramlarımızı kutlayalım;acılarımız  paylaşalım beraberce. Ellerini ovuşturarak, bizlerin göz yaşı ve acıları üzerine, kendilerine servet ve iktidar üretmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakalım. Hiçbir kimsenin yeni Kerbela oluşturmasına fırsat vermeyelim. Farklılıklarımız ayrılık nedeni değil, zenginlik olarak görelim. Cahillikten ve zalimlikten Allah’a sığınalım. İstişare ve şura kültürünü canlı tutarak yaklaşalım, ortak sorunlarımıza. Müslümanlığımızın asaletini, meşrebimizin çıkarlarına ezdirmeden dik durabildiğimiz gün; hayatın bize gülümsediği gün olacaktır.

 

Yazdır Paylaş
Diğer Yunus Yağmur Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler