Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 02 ARALIK 2011, Cuma 11:15:13 tarihinde eklendi. 2388 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ezansız Mahalde Yaşamak - Yunus Yağmur

Ezan,sadece namaza çağrı değildir;kutlu ayda oruca başlama ve iftar anıdır.Rabbimizle sözleşmemizi hatırlatan, günün bereketidir ezan.
Ezansız  Mahalde Yaşamak

        Ezan,sadece namaza çağrı değildir;kutlu ayda oruca başlama ve iftar anıdır.Rabbimizle sözleşmemizi hatırlatan, günün bereketidir ezan.Vatanın kimliği, beldenin selametidir.İlahi çağrının gürleşen ifadesidir ezan.Ruhu dirilten,dünya misafirliğimizi hatırlatan en gür sedadır. Yeryüzündeki coğrafi bütünlük içerisinde,ardı arkası kesilmeden tekrarlanan tek sözdür, ezan. Ölü toprakları canlandırarak,gülşene çeviren  rahmetin adıdır.Bunalan ruhları rahatlatan, ilahi tedavidir ezan.En sıkıntılı zamanlarda bile,sessizliği tercih eden insanın ,duymak istediği tek sestir ezan.Onun için Allah’ın  Resulü “Yâ Bilâl, namaz için ezan okuyarak bizi ferahlandır!”  buyuruyor.

         Bu milletin çocukları doğduğunda  kulaklarına söylenen ilk söz ezandır. Ezanla başlayan bir hayat, ezansızlığa mahkum edilemez. Aynı zamanda istiklalimizin sembolüdür, ezan. Milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy;

“Şu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim, inlemeli.” mısralarında ezelden, ebede temennisini dile getirir.
Her ne kadar memleketimizin ezanla imtihanı Cumhuriyetle birlikte inişli,çıkışlı ve çetin bir seyir izlese de; milletimizin gönlündeki ulvi yeri yok edilemez. Ezanın aslına uygun okunması için çekilen çileler, ödenen bedeller;ezanın milletimiz için önemini ortaya koymaya yetecek derecededir.Aç kalır,susuz kalır,susturuluruz,ancak ezanın susturulmasına asla tahammül edemeyiz. Arif Nihat Asya’nın;

 “Biz,kısık sesleriz…minareleri,

   Sen ezansız bırakma Allahım!” şairanece bir mücadele ve temenninin göstergesidir. Müminlerin zamanı kullanmalarına dönük hatırlatmalarda bulunan ezan, bünyesindeki ilahi musikinin yaydığı manevi atmosferle kimi zaman gayri Müslimleri de etkilemiştir. Çünkü o, Rable kurulacak ilahi iletişim olan namazın kapsamı alanına davettir. Bu davetin bütün insanlığı da etkilemesi normaldir.Nitekim, İspanyol şarkıcı Maria Buika, ezan sesinden inanılmaz derecede etkilendiğini söylemiş. “50. Uluslararası Bursa Festivali”ne katılan Buika, Türkiye’nin geçmişle geleceği çok iyi harmanlayan bir ülke olduğunu kaydedip şöyle devam etmiş:‘Türkiye’ye geldiğim zaman inanılmaz derecede enerjinizi hissediyorum. Geçmişle geleceği çok iyi harmanlayan bir ülkesiniz. Ezan sesinden inanılmaz derecede etkileniyorum. Ezan, büyülü bir ses..’(Yeni Asya, 25 Haziran 2011)Ezan-ı Muhammedî’den etkilenen isimlerden biri de cazcı Jamie Cullum’dır.Günümüzün yıldız cazcılarından Jamie Cullum, ‘Santralistanbul Kıyı Amfi’deki konserinde ezan sesini duyunca şarkı söylemeyi kesip piyanosuyla ‘ezan’a eşlik etmiş.‘Sizi kendime yakın hissetmek istiyorum’ demiştir… Jamie, solo piyanoyla söylediği şarkısının daha ilk dizelerinde, yakınlardaki bir camiden ezan okunmaya başlandı. Bir anlık duraksamanın ardından, ‘Hangi notada olduğunu bulacağım’ diyerek yatsı ezanının altına hafif, yumuşak akorlar basmaya, satırların ardından küçük cümleler kurmaya başladı. Bu hamle, seyirciden hemen olumlu tepki aldı ve alkışlarıyla yüceltildi. Sonlarına doğru  ‘Bu muhteşem sese eşlik etmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim’ dedi ve herkesin kalbini kazandı.” (Radikal, 8 Temmuz 2011)

         Eskiden önce ibadethaneler kurulur,sonra sokak,cadde ve haneler ona göre şekil alırdı. Modern imar planları(!), ibadet merkezli yaklaşımla hazırlanmadığı için; ibadethanelerin fonksiyonelliği önemsenmemektedir.Bundan dolayı da adeta gizli bir el aracılığıyla ezanlar susturulmaktadır. Yaşanılan bu durumu Yahya Kemal ,şu mısralarıyla dile getirir:  Biz ki minareler ve ağaçlar arasında ezan seslerini işiterek büyüdük O mübarek muhitten çok sonra ayrıldık.Biz böyle bir Sabah Namazında anne millete dönebiliriz Fakat minaresiz ve ezansız semtlerde doğan,frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlayamayacaklar!” Bu manada gurbet neresidir?diye soranlara: ezanın duyulmadığı her mekandır,derim.Maalesef ülkemizde de ezanın duyulmadığı semtler oluşmaya başladı.Hem ezanı duyabilmek, hem de bu kutlu çağrıya uygun bir yaşam sürmek bir ayrıcalıktır.Bu ayrıcalığı, insan hakları ve demokrasi havarisi kesilen batılı ülkelerde yaşayan kardeşlerimiz iyi bilirler. Din ve inanç özgürlüğünden bahsedenlerin, ezan hazımsızlığı ortadır.O kardeşlerimiz, ezansız nice Ramazanlar ve zamanlar geçirmişlerdir! Onların yüreklerindeki bu hasreti,batının hiçbir teknolojik oyuncağı dolduramaz.

       Cami Merkezli Medeniyetin insanları olarak;ezanı , kulaktan gönle beş vakit Vahiy çağrısı olarak anlıyoruz. Batıdaki insanımızın çektiği ezan hasretini, kendi ülkemde de daha fazla çekmek istemeyenlerdenim. Sabah, teknolojinin rahatsız edici uyarı cihazlarıyla değil, İlâhi çağrı olan ezanla uyanmak istiyorum.Akşam, perdeler kapanmadan duymak istiyorum gündüzün tükendiğini.  Son dolmuş kornaları değil,yatsı ezanı hatırlatsın gecenin başlangıcını.Zamanı takvimlere bağlı bir hayattan, zamanı ezanlara ayarlı bir hayata yelken açmaktır tüm dileğim.

Yazdır Paylaş
Diğer Yunus Yağmur Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler