Şu sıralar ülke gündeminde yer alan bedelli askerlik, siyasetçiler, köşe yazarları ve iş dünyasından birçok kişinin dilinde…
Şu sıralar ülke gündeminde yer alan bedelli askerlik, siyasetçiler, köşe yazarları ve iş dünyasından birçok kişinin dilinde… Büyük tartışmalara yol açan bedelli konusunu bir kesim kendisine göre haklı gerekçelerle savunurken, bir kesimde askerliğin bedelinin parayla ölçülemeyeceği görüşünde…
Bedellinin bütçeye azımsanamayacak boyutlarda sağladığı maddi getirinin dışında bir faydası yoktur. Bu maddi getiriden dolayı da gelmiş geçmiş iktidarların zaman zaman başvurdukları bir yol olmuştur. Aksi takdirde, bir ateş çemberi içerisinde olan ülkemizde bedelli askerliğin savunulacak bir tarafı yoktur.
Çünkü ülkemiz bu coğrafyada jeo-stratejik bir öneme sahiptir. Tarihin en eski dönemlerinde de böyleydi, gelecekte de böyle olacaktır. Geçmişte tarihi ipek yolu üzerinde doğu ile batı arasında bir köprü görevi gören Anadolu, bu günde halkları cahil, geri kalmış ama zengin yer altı kaynaklarına sahip Ortadoğu ile bilim, teknoloji ve gelişmişliğin zirvesindeki batı ülkeleri arasında yine geçmişte olduğu gibi köprü olma görevini sürdürmesi ve geleceğin en önemli silahı olarak gösterilen su kaynaklarına sahip olması, ülkemizin jeo-stratejik geçerliliğinin gelecek yıllarda da süreceğinin bir delilidir. Ayrıca, son yıllarda ABD’nin Ortadoğu’da izlemiş olduğu politikasında ülkemizin desteğini alma çabalarında da bunu daha net olarak görebiliyoruz.
Buda her türlü teknolojik gelişmelere rağmen toprağın jeo-stratejik önemini yitirmediğini, hala koruduğunu göstermektedir
Ancak, ülkemizin sahip olduğu bu unsurlar bizim için ne kadar önemliyse, küresel güçler içinde o kadar önemlidir. Bundan dolayı da bu coğrafyada emelleri olan küresel güçlerin her daim ülkemiz üzerinde oyunlar oynaması kaçınılmazdır.
Çünkü bu kadar önemli bir coğrafyada güçlü bir Türkiye’nin olmasını, bölge üzerinde çıkarları olan hiçbir devlet istemez. Bu topraklarda güçlü bir Türkiye demek Avrupa, Ortadoğu ve Asya’ya hükmeden bir Türkiye demektir. Onun içindir ki bu küresel güçler Türk Devleti’nin güçlü bir devlet olmaması için, yıllardır başına belalar açarak gelişmesinin önünü tıkamışlardır. Bu toplumun insanını bazen alevi-Sünni, bazen Türk - Kürt bazen de sağcı-solcu diye sınıflandırarak birbirlerine kırdırmışlar, Ermeni, Kürt ve Kıbrıs sorunu gibi sorunları yaratarak da komşularımızla sürekli problem yaşamamıza sebep olmuşlardır.Ayrıca, PKK denen kanlı terör örgütünü destekleyip başımıza bela ederek, Otuz yıldır bizi bu terör örgütüyle uğraştırıp, binlerce vatan evladımızın bu uğurda şehit ve gazi olmasına, daha uzun yıllar sürecek nifak tohumlarının ekilmesine ve ülkenin kalkınmasına harcanabilecek milyarlarca liranın heder olmasına neden olmuşlardır, olmaya da devam edeceklerdir. Çünkü ülkemizin jeo stratejik öneme sahip olmasından dolayı küresel güçler hiçbir zaman ülkemize rahat huzur vermeyeceklerdir.
Hal böyleyken, böyle bir ülkede askerliğin bedelli yapılmasının haklı bir gerekçesi olabilir mi? Ayrıca, bedelli askerlik yapanlar teskere aldıktan sonra sefer hareket emrinden de muaf sayılacaklar. Yani ülkemiz bir savaşa girerse bedelli askerlik yapanların orduya alınmaları da yasal olarak mümkün olamayacaktır. Bu durumda cephede fakirler savaşacak, vatanı fakirler koruyacak, hatta zenginlerin mallarının bekçiliğini de yine fakirler yapacak gibi bir durum çıkıyor ortaya.
Her gün al bayraklı şehit cenazelerinin uğurlandığı bir ülkede, sanki “parası olanlar parasını, olmayanlar da canını versinler” türünden bir yaklaşımla askerlik bedelli yapılabilir mi? Bu toplum vicdanını yaralamaz mı? Yıllardır binlerce şehit ve gazi vermiş bu toplumu ve asker ocağı peygamber ocağı diyerek serçe parmağını kınaladığı çocuğunu bu vatana kurban eden şehit ve gazi ailelerini rencide etmez mi? Yüreklerini kanatmaz mı?
Böyle belalı bir coğrafyada askerliğin bedelli yapılarak görevini yapmayanı ödüllendirir gibi artı kolaylık sağlanması, vatani görev diyerek askerliğini zamanında yapmak için kışlaya koşan gençlerimizin onuruna dokunmaz mı?
Askerlik gibi Türk Toplumu’nda manevi değeri olan bir olgunun gelir aracı olarak görülmesi doğru değildir. Çünkü ülkemizde askerlik maddi alana indirgenemeyecek kadar önemli bir konu olup milli, ahlaki ve dini yönü olan bir olgudur. Bu sebepten dolayı “Bedelli askerlik” hiçbir zaman kamu finansman aracı olarak düşünülmemeli, askerlikle ilgili bir karar alınırken de ülkenin sosyolojik, siyasal, askeri ve jeopolitik gerçekleri göz ardı edilmemelidir.