Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 16 Ekim 2011, Pazar 20:03:51 tarihinde eklendi. 2402 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz. - Ayten Tuncer Kamacı

Sağlık Bakanlığı ülkemizde ki doktor ve hemşire açığını gerekçe göstererek vatandaşlık şartı aramaksızın ihtiyaca göre, merkez ve taşra teşkilatlarında yabancı doktor görevlendirmeye hazırlanıyordu. Ancak, gösterilen tepkiler üzerine o dönemde bu konu gündemden düşürülmüştü
Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz.

Sağlık Bakanlığı ülkemizde ki doktor ve hemşire açığını gerekçe göstererek vatandaşlık şartı aramaksızın ihtiyaca göre, merkez ve taşra teşkilatlarında yabancı doktor görevlendirmeye hazırlanıyordu. Ancak, gösterilen tepkiler üzerine o dönemde bu konu gündemden düşürülmüştü.
 
Bugünlerde bakanlığın ithal doktora yol veren bu yasa tasarısının hazırlandığı konusu yeniden gündeme geldi. Son şekli henüz verilmeyen taslakta değişiklik yapılmazsa, bakanlık yabancı doktorları ihtiyaç duyulan yerlerdeki hastanelerde çalıştırabilecek.
 
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartları göz önüne aldığımızda, Amerika, İngiltere, Almanya gibi gelişmiş ülkelerden hiçbir yabancı doktorun çalışmak için ülkemizi tercih edeceklerini sanmıyorum. Çünkü onların kendi ülkelerindeki çalışma şartları ve aldıkları ücretler bizim ülkemizdekiyle mukayese edildiğinde çok daha iyi düzeydedir. Bize gelse gelse Türk Cumhuriyetlerinden, Irak, Suudi Arabistan, Pakistan, İran ve Doğu Avrupa ülkelerinden ucuz iş gücü olarak doktor ve hemşireler gelebilir ki, onlar için ülkemiz gerçekten çalışılabilecek cazip bir yerdir. Ancak, mesleki deneyimde özellikle de cerrahi alanda doktorlarımızın söz konusu ülkelerin doktor ve hemşirelerden çok daha iyi düzeyde olduğu kanaatindeyim.
 
Doktorlarımız ve hemşirelerimiz, kendilerine verilen imkânlar çerçevesinde, hatta buna zor şartlar altında da diyebiliriz, sağlık hizmetlerini en iyi şekilde vermeye ve gerektiğinde mesleğinin ötesinde bir özveriyle yardımcı olmaya çalışmaktadırlar. Acaba ithal edeceğimiz doktor ve hemşireler bu zor şartlara katlanabilecekler mi? 

Doktor-hasta ilişkisinde hala sorunlar yaşadığımız ülkemizde, doktorlarımız aynı kültüre sahip olmanın getirdiği avantajla, hastaların sorunlarını zorluklada olsa öğrenebilmektedir. Türk doktora bile sorununu doğru dürüst anlatmakta zorlanan bu hastalar, yabancı doktorlara nasıl anlatabilecekler? Yabancı doktorların sadece dilimizi bilmeleri hastalarla iletişim kurmada yeterli olabilecek mi? Çünkü dilimizi ne kadar bilirlerse bilsinler farklı kültürlerden gelmeleri, doktor-hasta ilişkisinde ayrı bir sorun yaratacaktır.

Asli işi hastayla ilgilenmek olan doktorlarımızın ve hemşirelerimizin, hasta yakınlarını teskin etmek, kalabalık gruplar halinde zamanlı zamansız yapılan hasta ziyaretlerini engellemek, hastaya yasaklanmış yiyecek taşımalarını önlemek gibi, görevi dışında ilgilenmek zorunda olduğu öyle bir alan vardır ki, doktorlarımızı ve hemşirelerimizi uğraştıran ve yoran da hastadan ziyade asıl bu alandır. Ancak, bütün bu olumsuzluklar toplumun yapısını iyi bilen doktor ve hemşirelerimiz tarafından usulüyle çözülebilmektedir. Yabancı doktorlar kendi ülkelerinde karşılaşmadıkları bu alışılmadık davranışlarla nasıl mücadele edebilecekler?
 
Yine doktor-hasta ilişkisinde önemli olan diğer sorunlardan biride gerek büyük şehirlerimizde gerekse taşrada bayanların çoğunun hala erkek doktora gitmiyor olmalarıdır. Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizde ise bu oran daha da artmaktadır. İşin çok hassas olan bu boyutuna acaba nasıl bir çözüm yolu düşünülmektedir? Unutulmamalıdır ki, basit gibi görünen tüm bu detaylar toplumumuzun gözden kaçırılmaması gereken hassasiyetleridir. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım.
 
Evet, ülkemizin doktor ve hemşire ihtiyacı olduğu doğrudur.  Normalin üzerinde hastaya bakılarak istenilen kalitede sağlık hizmetlerinin mevcutlarla verilemediği de bilinen bir gerçektir. Ancak bu açığı kapatmanın yolu doktor hemşire ithal etmenin yerine yerli kaynakların kullanımı olmalıdır. Bununda yolu bellidir. Tıp fakültelerinin, hemşirelik okullarının kontenjanlarının artırılarak yeterli mezun verilmesini sağlamak veya söz konusu fakültelerin sayısını artırmaktır. Aksi takdirde ithal doktorlarla çözüm bulmaya çalışmak, daha büyük sorunlara yol açmak demek olur ki, bu da bir pire için yorgan yakmaya benzer.
 
Bütün bu yapılmak istenenler, “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” Diyen Ulu Önder Atatürk’ün kemiklerini sızlatmaktadır.

Yazdır Paylaş
Diğer Ayten Tuncer Kamacı Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler