Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 14 Eylul 2011, Carsamba 11:55:57 tarihinde eklendi. 1558 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Eğitim ve Medeniyet - Ayten Tuncer Kamacı

Bugün ülkemizin en önemli problemi nedir diye bir anket yapsanız, ankete katılanların çoğunluğunun ilk aklına terör, trafik, pahalılık, işsizlik, gelir dengesizliği gibi problemler gelir.
Eğitim ve Medeniyet

Bugün ülkemizin en önemli problemi nedir diye bir anket yapsanız, ankete katılanların çoğunluğunun ilk aklına terör, trafik, pahalılık, işsizlik, gelir dengesizliği gibi problemler gelir. Asıl problemimizin eğitim olduğu çoğumuzun aklına gelmez. Hâlbuki trafik kazalarının çok olması, bazı yörelerimizde özellikle kız çocuklarının okula gönderilmemesi ve çocuk yaşta evlendirilmesi, gençlerin  suça itilmesi, kadına şiddet, terör, orman yangınlarının %94’nün insan kaynaklı olması gibi ülkemizde yaşadığımız birçok sorunun temelinde eğitimsizlik vardır.

Dolayısıyla ülkemizin, hatta geri kalmış ülkelerin hepsinin asıl ve en önemli problemi eğitimdir. Çünkü geri kalmışlıklarının temelinde eğitim sorunu yatar.

Hal böyleyken bizler toplum olarak ne eğitimin öneminin ne de ciddiyetinin farkındayız.

Eğitim, ailede başlayıp yaşam boyu devam eden sistematik bir program olup, kişi tarafından olağan karşılanan davranışların toplum geneline göre törpülenerek kalıcı yapılmasıdır. Bunun için de sosyal bir kuruma gerek olmayıp, kişinin ailesi ve içinde bulunduğu sosyal çevre yeterlidir. Çünkü çocuklarda istendik davranışların yerleşmesini, olumsuz davranışların sonlandırılmasını aile ve sosyal çevre sağlar.

Ancak ülkemizde çoğu anne babanın eğitim durumu çocuklara gerekli eğitimi verecek seviyede olmadığından, bu görev uygar toplum yetiştirmede büyük bir sorumluluk üstlenmiş olan öğretmenlere düşmektedir.

Çünkü çocukların öğrenme potansiyelinin en yüksek olduğu çağlar okul öncesi ve temel eğitim dönemidir. Çocuklar bu yaşlarda çevresindeki tüm yetişkinleri model olarak alırlar.

Büyüklerine karşı saygılı olma, dişlerini her yemekten sonra fırçalama, sabah kalkar kalkmaz yüzünü yıkama, lüzumsuz yanan ışığı söndürme, trafik kurallarına uyma gibi bazı davranışlar, bu dönemlerde verilmesi gereken istendik davranışlardır.

Yine, hırsızlığın, yalancılığın yanlış davranış olduğu fikri, ancak ve ancak çocukların beyinlerine bu yaşlarda sokulmasıyla mümkündür.

Bundan dolayıdır ki çocukların bu dönemlerinde annelere, babalara ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir.

Ayrıca, toplumumuzda eğitimle ilgili yanlış birde inanış var. Eğitimden bahsedildiği zaman öğretim algılanmakta, eğitimin  “bir okul diplomasına sahip olmak” tan ibaret olduğu sanılmaktadır. Bu yanlış bilgiden dolayı toplumumuz her diplomalıyı eğitilmiş birey olarak görüp, onların tavsiyelerine ve görüşlerine rağbet etmektedir. Bundan da toplum ayrıca zarar görmektedir.

Öğretim esnasında da insanlar farkına varmadan eğitilirler. Hatta insanoğlu, yapısı nedeniyle kendi kendini eğiten bir yaratıktır. Ancak, gerek öğrenim döneminde gerekse sonradan kendi kendilerini eğitebilmeleri için bir alt yapılarının olması gerekir. Alt yapı olmayınca sonradan alınan eğitim maalesef kalıcı olmaz.

Öyle olsaydı, bugün üniversite bitirmiş insanların gerek iş hayatında gerekse sosyal hayatta toplum düzenini sağlayan kurallara ve kaidelere uygun hareket ettiklerine şahit olurduk.

Öyle olsaydı, valimiz ayağına galoşu bir bayan görevliye giydirmekten imtina ederdi.

Öyle olsaydı bürokratlarımız emrinde çalıştırdıkları memurlarla ilişkilerini belli bir saygı-sevgi çerçevesinde yürütürlerdi.

Öyle olsaydı eşini dövenlerin çoğunluğu diplomalılardan olmazdı.

Öyle olsaydı trafik kazalarında artış olmazdı.

Bugün toplumumuzda eğitimsizlik o kadar had safhada ki, artık eğitimsiz insan davranışları sıradan davranışlar gibi kabul görmeye başlamıştır. Maalesef temel eğitimi olmayan, okumayan,  kendini geliştirmeyen ve hala göçebe zihniyetinde yaşayan bir toplumuz.

Hâlbuki eğitim gelişmişliktir, medeniyettir, medeni olmaktır. İnsanları eğitilmiş toplumlar gelişmiş, düzene ve intizama hâkim toplumlardır.

Biz tam anlamıyla eğitilmediğimiz sürece, ne medeniyetten ne de medeni bir toplum olmaktan söz edebiliriz.

Yazdır Paylaş
Diğer Ayten Tuncer Kamacı Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler