Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 21 Agustos 2011, Pazar 18:10:41 tarihinde eklendi. 1971 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Son Kez - Yunus Yağmur

Mutluluğu hep dışarıda arayan günümüz insanı, kendi içine dönmeyi bir türlü beceremiyor
Son Kez

Mutluluğu hep dışarıda arayan günümüz insanı, kendi içine dönmeyi bir türlü beceremiyor. Sözcüklere duygu ve mutluluk yükleyemediği için de ;ya sarhoşça eğlenmeyi ya da arabesk müziği tercih ederek,kendisisin söyleyemediklerini başkalarının dilinden dinliyor. Medya tarafından zorla dayatılan gündemden koparak, bir türlü yürek gündemine dönemiyor. Dışarıdaki gündemle meşgul olurken, içi parçalanan bir insanlıkla karşı karşıyayız aslında. Kendisiyle barışık olmayan bu tip insanlardan kurulu toplumlarda; güler yüzlü, birbirine tahammül edebilen,birbirilerinin kusurlarını affedebilen, menfaat beklemeksizin selamlaşan, hülasa sevgi ve saygıya dair ne varsa yerine getiren insanlara rastlamak mümkün değildir. Onun için, en ufak bir tartışmayı birbirlerinin canına kıyacak kadar ileri taşıyan ve diğer insanların da seyirci kaldığı olaylara sık sık rastlıyoruz.  Ankara gibi büyük şehirlerde sabah işe gidenlere baktığınızda;asık suratlı,gülümsemeyi adeta kendisine yük gören, hem çevresinden hem de kendi benliğinden kopuk,bir o kadar da çevreden ürkek ve korkak tavırlı insanlarla karşılaşırsınız. Sizde oluşacak ilk intiba; “bu koca şehirde hiç mutlu insan yok” şeklinde olacaktır.

        Niçin mutlu olamıyor ve ya mutluluğumuz yüzümüzden okunmuyor? sorusuna hayata nereden baktığımızla anlamlı bir cevap verilebilir.Hayata güzel yerden bakanların güzellikler göreceğini bildiren kültürel kodlarımız var. Kokuşmuş bir köpek leşinin ,inci  gibi dişlerinin olduğunu görebilecek, bir bakış güzelliğine ve tebessümü ibadet sayarak mutluluğu başkalarına da dağıtma erdemine  de sahibiz aslında. Önemli olan kötülüklere, çirkinliklere odaklanmak değil,küçük de olsa güzellikleri görebilmektir mutluluk. Kısaca mutluluk, yüreğimizin sesini duymaktır. Yakınlarımızdaki güzelliklerin farkına varmaktır mutluluk. Önce kendimizle,sonra çevremizle barışık olmaktır mutluluk. Güzellikler ve sevdikleriniz elimizden çıkmadan ,onların farkına varmaktır mutluluk. Bazen yürekten gelen bir tebessüm, bazen uzatılan bir el olmaktır mutluluk. Veren el olmak için çabalarken; yardım edilince de “teşekkür eden” olmaktır mutluluk. Bizi kendimize döndürecek ve mutluğumuza kapı aralayacak yürek sorularını bir hatırlayalım!

Bu gün son kez uyanmış olabilirim!

Son kez yüzümü yıkıyorum!

Ailemle son kez kahvaltı yapıyor olabilirim!

Sevdiklerimle son kez bir araya geliyorum!

Çocuklarımı son kez görüyor olabilirim!

Eşime son kez “seni seviyorum” diyor olabilirim!

Çocuklarımla son kez kucaklaşıyor olabilirim!

Komşumla son kez selamlaşıyorum!

Annem ve ya babamla son kez görüşüyor olabilirim!

Kardeşlerimle son kez buluşuyor olabilirim!

İş arkadaşlarımı son kez görüyorum!

Öğrencilerime son bir ders veriyorum!

Balkonumuza konan kumruyu son kez su veriyorum !

Şehrin ışıkları benim için son kez yanıyor!

Durakta bekleyen insanlarla son kez dolmuşa biniyorum!

Son kez oruç tutuyorum!

Son kez okuyorum hayat kitabımız Kuran’ı!

Son kez kılıyorum sabah namazını!

Arabama son kez biniyorum!

ve

Hayata son kez gülümsüyor olabilirim!

        Kendimize “son kez” sorularını çoğalttıkça mutluluğa varışı yakınlaştırıyoruz. Öyle ki, Tebessüm ibadet bilerek yaşarken el,ölünce yer beğenir bizi!

Yazdır Paylaş
Diğer Yunus Yağmur Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler