Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 15 Agustos 2011, Pazartesi 17:07:42 tarihinde eklendi. 1605 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Alaboyun İle Ropörtaj -

Ak Parti Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ile Gazeteci Yazar Erdoğan Kaya nın Gündeme dair söyleşisi
Alaboyun İle Ropörtaj

        Ak Parti Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ile Gazetemiz yazarlarından Erdoğan Kaya nın Gündeme dair söyleşileri 

      Ak Parti Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ile uzun zamandır dobra dobra bir söyleşi yapmak istiyordum. Fakat kendisinin hükümet çalışmaları ve yoğun işleri nedeni ile bir türlü bir araya gelmek nasip olmamıştı. Geçtiğimiz günlerde bizi evinde misafir ederek kendisi ile söyleşi yapma imkânı buldum.

        Bu söyleşimizde yeni seçildiği Türkiye NATO Parlamenterler asamblesi başkanlığından, parti içi sorunlara, Sayın valimizle ilgili düşüncelerine, ilimizdeki yatırımlara, neden ilimizde bakan çıkmadığına ve birçok konuyu ben sordum Sayın Alaboyun dobra dobra cevap verdi.

      E.Kaya: “ Sayın Alaboyun bizler sizin Bakan olmanızı beklerken NATO gibi bir kuruluşun Türkiye parlamenterler asamblesi başkanlığına seçildiniz. Bununla ilgili düşüncelerinizi alabilirmiyim .”

      A.R. Alaboyun: “ Öncelikle evimize hoş geldiniz, sizinde söylediğiniz gibi dobra dobra konuşmak üzere buradayız. Sizinde söylediğiniz gibi meclis açıldıktan sonra yoğun bir çalışma içinde olduk. Daha sonra çeşitli komisyon ve temsilciler seçildi, NATO parlamenterler asamblesi Türkiye Başkanı Sayın Vahit Erdem parlamento dışı kalınca burası boşaldı.

       Sayın Başbakanımız benim bir komisyon başkanı olmamı arzu etmiş, fakat Enerci bakanımız benim 9,5 yıldır NATO parlamenterler Türkiye üyesi olduğumu ve bu konuda tecrübem olması nedeni ile Başkanlığa getirilmem istenmiş. Sayın Başbakanımızda uygun görmüşler. Böylece bizi uygun görerek seçtiler. NATO Türkiye parlamenterler asamblesi Türkiye Büyük millet meclisi ile NATO üyeleri ülkeler arasında bir köprüdür. Dolayısı ile yükümüz çok ağır, çalışacağız tuttuğumuz raporlar ve çalışmalar toplantılara ışık tutmaktadır. Mesela bir Afganistan’da yaşanan olaylar gibi.”

       E.Kaya: “ Sayın Alaboyun isterseniz birazda parti içi sorun ve yaşanan hadiselere göz atalım. Biliyorsunuz her ne kadar parti içinde guruplaşma ve kırgınlık yok gibi görünse de, il başkanlığı seçiminden bu yana içten içe bir çekişme yaşandığını kamuoyu yakinen biliyor. Mesela son dönemlerde İl Genel Meclisi ikinci dönem başkanlık yarışındaki yaşananlar ve ihraç kararlarının Genel merkezden dönmesi olayı var. Bu ihracı alanlarla ihracı kabul etmeyen genel merkez siyasi bir karar mı aldı. Bu konularda neler söylemek istersiniz?”

       A.R.Alaboyun: “ alınan kararlar siyasi mi derseniz siyaset yapıyorsak elbette siyasidir. Ben burada il Genel Meclis olaylarına girmek istemiyorum, o dönem ben görüşlerimi söyledim. Hatta ben bu işlere bulaşmadığım halde beni MHP il başkanı ile görüşüp pazarlık yaptığıma kadar söylediler. Sen bunları iyi biliyorsun bana sordun bende sana cevap verdim. Bana iftira bile attılar ama hepsi ciddiyetten uzak ve uydurma yalanlardı.

       İl genel meclisinde Alevi köylerimizle bile diyaloga girerek onlardan oy aldık. Genel seçimlerde partinize verin ama bu seçimlerde iktidara verin ki hizmetler daha çabuk gelsin diye bir fazla meclis üyesi çıkarmak için gayret saffettik. Köy köy gezip çalışarak bir meclis üyesi fazla çıkaracağız diye uğraşacaksınız. Ama siz efendim falandan hoşlanmıyorum gibi gerekçelerle, kızgınlığınızdan dolayı partiden meclis üyelerini ihraç etmeye kalkacaksınız.

      Siz iktidar partisisiniz, 16 meclis üyesinden 8’ni attınız, sekizi de geçti muhalefet partisine. Siz iktidar partisisiniz hizmet vermek zorundasınız, eliniz kolunuz bağlandı ne yapacaksınız. Vatandaş sizden hizmet bekliyor, ama sizin eliniz kolunuz bağlı, köylerin okulların ve birçok yolların sorunlarını nasıl gidereceksiniz. Kişisel meseleler üzerine kararlar alındığı için genel merkez alınan kararları sağlıklı bulmadı ve karar genel merkezden döndü. Eğer alınan karar genel merkezi tatmin etse idi Genel merkez kararı onaylardı. Bir arkadaşımıza 2 ay uzaklaştırma verildi, oda gelen Milletvekilinin çağrısına gelmediği için.

    Sen burada kişisel bir karar alıp iktidarın elini kolunu bağlayacaksın, genel merkezde iyi yapmışınız partimizin elini kolunu bağlayalım mı diyecekti? Bir partiden partimize geçen il genel meclis üyelerini ve bir kasaba Belediye başkanını Sayın Başbakanımız gurupta onura etmek için kendi eli ile rozet takıyor, medya önünde tanıtım yapıyor.

        Arkadaşlarımızın kendi içinde sorunları olabilir, sıkıntıları da olabilir. Ama biz onları kendi içimizde halletmek durumundayız, hallederiz de. Aynı görüşü ve düşünceyi paylaştığımız arkadaşlarımızla birlikte hizmet etmek zorundayız. Vatandaşa hep birlikte hizmet edeceğiz, ben milletvekiliyim diye insanların telefonuna çıkmazsam, hoşlanmadığım insanı kabul etmezsem o zaman ben hizmet verebilirmiyim. Siyasette böyle bir şey olamaz.”

      E.Kaya: “ İhraç döneminde Sayın Milletvekilimiz İlknur İnceöz Hanıma da sordum, ihraçtan haberinin olmadığını, bu ihraç kararının tamamen duygusal bir şekilde alındığını söyledi. Sizinde bu ihraçlardan haberiniz varmıydı?”

         A.R.Alaboyun: “ ilk zamanlar böyle bir karar alacaklarını duymuştum, ama ihraç kararı alınırken haberim olmadı. Etik olarak il Milletvekillerine haber vermeliler, doğru olanı da budur. Ama bana haber vermediler, bunlar istişare ile yapılmalıdır. Zaten ilk duyduğumda da ben kendilerini uyarmıştım. Bakın bir Belediye Başkanımız iki çocuğunu işe aldığında haberim oldu ve uygun olduğunu söyledim. Bu arkadaşlar ihraç edildi ama hepsi seçim çalışmalarına katıldılar. Diğer meclis üyeleri de seçim çalışmalarına katıldılar. İhraç edilenlerde edilmeyenlerde seçim çalışmasına katıldılar, birlikte başarıyı yakaladık.

     Birlik beraberlik içinde çalışan arkadaşlarımızı hemen seçim sonrası kasten ihraç edilmelerini doğru bulmadım. Siyasette insanlarla uğraşmak ve atmak onları tasfiye etmek demektir. Parti içinde pek fazla kırgınlık yok, bu kırgınlıkları yaratanlar 20–25 kişi civarındadır. Aslında parti olarak bir uyum ve ahenk içinde olduğumuz kanaatindeyim. Bazen beklenti içinde olanlar bir yarış içine girdikleri için bunlar oluyor. Ak Parti de kurumsallaşmış bir parti olduğu için tabanın beklentileri oluyor, bundan dolayı etkilendiklerimiz oluyor, bu diğerlerinde de bende de oluyor. Bu bir bölünme ve ayrışmaya dönüşmemeli dönüşmezde. İl başkanımız Fatih Yıldırıcı ve ilçe Başkanımızda şuana kadar iyi bir yönetim örneği gösteriyorlar, işi dengede tutuyorlar.”

      Mesele Aksaray’ın kazanması ve Aksaray için çalışmamız önemli. Bakın ben bir daha seçilmeyeceğim diye bir kenara çekilmiyorum halkın içindeyim, onların yanındayım, yanlarında olmaya da devam edeceğim. Kısacası bu ihraç kararı yanlış bir karadı tasvip etmedim, Aksaray kazansın kazanmaya da devam edecek.

            Valimiz Aksaray’ın valisi gibi hareket etmeli

     E.Kaya: “ Sayın Alaboyun gündemi çok fazla meşgul eden ve taraf gibi görünen Sayın Valimizin bir Başörtüsü soruşturması ile meclis üyesini sindirmeye çalıştığı. Yine ilimize yatırım yapacak işadamlarına sıcak bakmadığı şeklinde kamuoyu eleştirileri var. Sizde gündemi takip ettiniz, bende bu konu ile ilgili olarak araştırmalar yaptım. Bazılarını yazdım bazılarını yazmadım. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?”

      A.R.Alaboyun:  “ Vali Beyin İl Genel Meclis seçimine doğrudan müdahil olduğunu tahmin etmiyorum. Vali beyin kitap dağıtma gibi bir alışkanlığı var. Bunu kendisi yapmasın, her hafta bir kampanya başlatsın bunu Milli Eğitim Müdürlüğü yürütsün. Ne kadar kitap dağıtacaksa bunların talimatını versin ve sonrada bunların sonucunu bana rapor edin desin.

      Bir okula gidiyorsun kitap tanıtımı yapıyorsun bunlar valinin yapacağı işler değil. Birkaç defa bende katıldım, ama bunlar çok abartıldı, hatta bizim arkadaşlarımızdan birkaçı bana söyledi, Özel idareye gelen paranın maaşları, mazot ve diğer giderleri çıktığında iki milyar gibi bir para yatırım için kalıyor.

       Daha önceki İl Genel Meclis başkanı Şaban Bostan zamanında Valiye 485 bin lira yani eski parayla 485 milyar lira kitap parası ayrılmış. Yatırım için ayrılan paranın dörtte birini kitaba kullanmışınız. Bu parayı buradan alacağınıza, birkaç işadamına ricada bulunsanız alırsınız. Neden bir Mercedes eğitime destek olmasın, bir başka işadamımız neden 500 tane kitap almasın ki?

      Siz ilköğretimin duvarları, muslukları, köy yolları ve diğer hizmetler için gelen parayı kitap alımında kullanırsanız yanlış bir uygulama olur. Mevcut İl Genel Meclis üyeleri bu yanlış harcamalara karşı çıkıyorlar.

      Siz gitmiş tanesi 30 liradan sekiz bin şemsiye almışınız, bu şemsiyenin piyasada tanesi 7-8 lira taş çatlasa on lira olsun, en kurak az yağış alan bir bölgede yaşıyoruz, arkadaşlarımızın kafasını karıştıran ve soru işareti bırakan konular var. Yani kaynaklar kötüye kullanılıyor, bundan dolayı arkadaşlar karşı çıkınca, benim araştırmalarıma göre vali bu arkadaşları sindirmek için bir arkadaşın eşinin sağlıkçı olması ve eşinin başörtülü olması nedeni ile soruşturma açılıyor. Aslında vali beyin başörtü soruşturması açmasına bile şaşırdım kendisi buna karşı olan birisi değil.  Vali bey bu işlerle uğraşmaz, benim bütçemi vermiyor, alımlarımı engelliyor diye böyle bir yol seçilmez.

       İl Genel Meclisi ile vali görüşmüyor, onları kabul etmiyor. Belediye başkanları ile görüşmüyor ne için geldiğini soruyor, Yusuf beye gitsin diyor. Vali bey bunu demez, özel kalem Müdürüne sordurup başka yere göndermez. Nezaketen içeri alır görüşür, Özel idare müdürü ile kendisi görüşür ve neticesinden haberdar edilmesini söyler. İnsanların işi olmasa valinin kapısını çalmaz. Sayın Başbakanımız bunu duysa ne der. Devletin kapısını sonuna kadar açacaksınız, halka ineceksiniz, fakirin sofrasına oturacaksınız diyor.

        İki tane şirket Aksaray’a geliyor birisi vesbo Ülker’in bir kuruluşu su borusu üreten bir şirket, Aksaray’ın gelişmesini isteyenler buraya yönlendiriyorlar. Bunlar Aksaray’a 40 milyar bir yatırım için vali beyle görüşüyorlar. Vali bey bunlara iyi davranmıyor ve sıcakta bakmıyor. Hemen Niğde devreye giriyor arsa tahsisi ve kolaylıklar sağlıyorlar, hatta alt yapınızı sağlayalım diyorlar. Ben bunlarla konuştum, Aksaray’ın üvey evladı olmaktansa Niğde’nin öz evladı olmak daha iyi diyor ve gidiyorlar. Buraya kurulsa bu fabrika bu fabrikada beş altı yüz kişi çalışacak.

       Bu valinin zafiyetidir, siz Aksaray’ın valisi misiniz yoksa başka ilin valisi misiniz? Siz önce buna karar verin. Aksaray’ın valisi gibi hareket etmelisiniz. Yatırım için gelen paraları kitaba, üç beş çocuğa zarf içinde elli yüz lira haçlık vererek dağıtmak valilik değil. Onlara para vermek yerine yatırıma yönel ve o çocukların babalarına iş sahası aç, balık vermek yerine insanlara balık tutmayı öğreteceksin.

       Yine bir başka firma çok büyük bir yatırım yapmak için Aksaray’a geliyor ve valimizin iyi davranmaması nedeni ile Konya ya gidiyor. Kendileri ile görüştüm ve bana Konya valisi Organize sanayimiz dolu ama size hemen bir yer bulalım oraya fabrikanızı kurun diyor ve yer tahsisi yapılıyor bu fabrikada Konya ya kaçmıştır. Bakın bakalım iki vali arasındaki farka.

      Sütaş gibi büyük birkaç fabrika daha buraya gelse ne zararı olurdu? Organize sanayiye gidiyorum herkes vali beyin ilgisizliğinden şikâyetçi. Mercedes’e gidiyorum aynı şikâyetler. Geçmişte bir Belediye Başkanı bana araç vermedi diye Mercedes’ten yol geçirmeye çalışmıştı. Sayın Başbakanımız çok kızıp Nevzat beyi zannederek onu aramıştı. Bir yatırımcının ilimizde kalması için neler çekiyoruz, yatırımcıya sıcak bakma, şirketlerle problem yaş ne olacak bu ilin hali.

      Vali bey tek hizmeti Yusuf hakiki Babayı tanıtması. Madem kitap dağıtıyorsun gel Aksaray’ın tarihi ile ilgili bir şeyler yapın. Roman falan dağıtarak buralara para harcamayın. Ben vali beyi arıyorum bana bir saat sonra dönüyor ya da koruması ile muhatap ediyor. Ben dört vali ile çalıştım ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum.

      E.Kaya: “ Vali beyin tayinin mi çıkardınız da valilik önünde çocuklar toplanıp valimizi istiyoruz sloganı attılar. Küçücük çocuklara kim haber verdi, bunu daha farklı kimseler yapsa ses getiremezmiydi?”

      A.R.Alaboyun: “Sekreterinin organizesi ile valilik önünde yardım yaptığı 40 kadar çocukları toplayıp böyle bir şey yapmaları çok yanlış. Zannedersem başörtüsü soruşturması sonucu yapılan bir endişedir. Muhtemelen vali beyin talimatı ile yapılmıştır, yoksa bir sekreter habersiz böyle bir olaya kalkışamaz. Bu çocuklara koruması birde megafon verip bağırttırıyor. Böyle bir olaya hiçbir yerde rastlanmış değildir. Bunlar çok basit şeylerdir, vali bey Aksaray dan giderken bunlarla değil çok güzel şeylerle anılmalı.

       Tek anılacağı hadiseden birisi kitap olacak, bu kitapların tamamını Sakarya’dan aldığı ve bastırdığı şeklindedir, şemsiyeleri yine oradan aldığını biliyoruz. Aksaray’da şemsiye satan veya getirtecek hiç mi esnaf ve insan yok? Hatta posta ile farklı yerlere koli koli kitapların gittiğini biliyoruz. Kitapları Buradan alsa bastırdığı kitapları burada bastırsa bu paralar Aksaray’a kalsa ne zarar eder?”

       E.Kaya: “ Efendim üç dönemdir Milletvekilisiniz, bugüne kadar bakanlıklar bekledik ama olmadı. Bunu neye bağlıyorsunuz, yoksa istikrar sürsün diye mi kabinede değişiklik yapılmadı?”

       A.R.Alaboyun: “ Biliyorsunuz bakanlar kurulu kabinesinde pek değişiklikler olmadı. Cemil Çiçek meclis Başkanı oldu, kabine dışı kalan ve birleştirilen bakanlıklar nedeni ile değişiklikler oldu. Kabine muhafaza edildi diyebiliriz, ha şunu söyleyebilirim, bakanlık beklentimiz elbette vardı. Ama takdir Sayın Başbakanımızın, dolayısı ile kabineyi muhafaza yönünde alınan karara saygı duymak lazım. Ha Aksaray’a bir Bakanlık verilse olmazmıydı, elbette güzel olurdu, hizmetler daha çabuk alınırdı.”

       E.Kaya: “ Sayın vekilim bildiğim kadarı ile yeni bir 300 yataklı hastane yapımı için seçim öncesi açıklama yaptınız. Bu açıklamayı yaparken yer konusunda Belediye Başkanımızla beraber kara vermişinizdir. Hastanenin yerinin açıklanması ile bazı muhalif kesimlerde burada arsası olanların arsalarının değerlendirildiği ve bu nedenle başka bir bölgeye kaydırıldığı şeklinde söylemler oldu, bunlara ne cevap verirsiniz?”

      A.R.Alaboyun: “ bu tür hizmetlerin ilimize kazandırılmasından rahatsız olanlar olabilir, bunlar tamamen dedikodudan ibarettir. Geçmişte Genç Osman köyü bölgesine Üniversite ile ilgili arsa tahsisinde de benim burada 200 dekar yerimin olduğunu bunu değerlendirmek için buraya böyle bir çalışma yaptığım söylendi. Hâlbuki benim bu bölgede iki metre yerim yoktu.

       Buraya tahsis edilen arsayı Belediye Başkanımızın da gördüğünü zannetmiyorum. Başkan imara talimat vermiştir, onlarda yerini tahsis etmiştir. Yer konusunda birkaç yer söz konusu oldu ama uygun olanı burası idi. Bir yere elbette bir resmi kurum gelince o bölgede bir canlılık ve değer olacak, bir bölge değerlenecek diye o bölgeye hizmet gelmesin mi? Benim çimeli de sadece 4 dekar bir yerim var, bunun dışında değerlendirilecek bir yerim yok.

        Hastane deyince aklıma geldi, eski doğumevinin ameliyat bölümünü yoğun bakım bölümüne ayırdık. Kısa zamanda hizmete girecek, 12 acil servisi yoğun bakım bölümümüz çok küçük olduğu için hastaları yatırmak için büyük şehirlerin yoğun bakımından yer bulmaya çalışıyorlardı. Artık yoğun bakım ünitesi ilimizde olacak ve önemli bir eksikliği kapatacak. Bunlar kolaylıkla gelmiyor, işleri takip ederseniz geliyor.”

      E.Kaya: “ Sayın vekilim Başbakanımızın seçimlerde demiryolu ile ilgili bir vadi vardı. Bununla ilgili bir çalışma var mı? Yoksa bir vaat olarak mı kaldı?”

     A.R. Alaboyun: “ 1 Ağustos itibarı ile çalışmalar başlamış bulunmaktadır. Jeolojik mühendislik çalışmalar yapılıyor. Şimdide Ortaköy’den geçecek deniyor, elbette bu bölgeden de geçecek ama yerleşim birimlerine uğrayacak. Demiryollarının özelliği bu şekildedir, Ulukışla’dan Kırşehir’e gidecek değil. Tabiî ki Aksaray’a da uğrayarak gidecek, buradan geçmeyecekse bizim derdimiz ne olur o zaman. Uzun lafın kısası etüt ve çalışmalar iki yılı bulabilir, çünkü demiryolu rayı döşenmesi için altyapı çalışması gerekli.”

       E.Kaya: “ sayın vekilim biliyorsunuz ilimiz Üniversite bünyesinde Tıp Fakültesi bölümü açılması beklentisi var. Ancak Rektörle yaptığım görüşmelerde bazı engellerden bahsetti. Peki, neden Kırşehir’e kuruluyor da ilimize açılmıyor?”

      A.R.Alaboyun: “ Kırşehir kuruluş kanununda oldu, bizde böyle bir talepte bulunduk ancak, bakan ilerde açılabileceğini söyledi. Daha sonra birçok il Tıp Fakültesi talebinde bulununca, bakanlık bunun 750 bin nüfusu bulan yerlere açılması esasını getirdi. Aslında bizim her şeyimiz Tıp Fakültesi açılmasına müsait, ama 750 bin nüfusu beklemek durumundayız. Hastanemiz ve çalışma alanlarımız buna müsait.”

      E.Kaya: “ Sayın vekilim son olarak neler söylemek istersiniz?”

      A.R.Alaboyun: “ ben buradan bütün hemşerilerime şunu söylemek istiyorum, tabi bunu şahsım adına söylüyorum. Kimse bunların üçüncü dönemi Aksaray’a hizmet etmez diye beklemesin. Görevimin son gününe kadar Aksaray için çalışacağım, bürokrasiyi çalıştırıp takip edeceğim. Hizmetlerin takipçisi olacağım, Aksaraylı bütün hemşerilerimin hizmetine koşmaya devam edeceğim. Ümit ediyorum ki vali beyin tayin dönemi, ilimize çalışkan bir vali gelir ve daha çok hizmetler verir.

      Bir ilde Vali Belediye Başkanı ve Milletvekilleri üçlü saç ayağıdır. Bunlardan birisi aksarsa verimli hizmet alamazsınız, bu üç sacayağı uyum içinde olmalı. Bizler güçlü ricacıyız, ama icracı olanlar daha çok hizmet etmeliler. Onların mahiyetinde ekipman ve daire müdürleri var, benim emrimde bunlar yok. Ben Sayın Başbakanımız istediği türden idareciler istiyorum. Bundan dolayı da halkımız Sayın Başbakanı seviyor ve oy veriyor. Ben söyleyince kızan siyasiler var, bizim halkımızın üstünde %1 etkimiz yok. Ben olmasaydım bu oylar olmazdı yı bırakıp Sayın Başbakanın temposuna ayak uydurmaya çalışalım. Misyonunu Aksaray da yaşatalım burnumuzu havaya dikmeye gerek yok. Sayın Başbakanımızın teveccühüne layık olmaya çalışıyoruz.”

     E.Kaya: “ Sayın vekilim sizleri hiç görmeden %70 oy veren benim Tatlıca köyüme davet edip seçmenlerle tanışmanızı istiyorum ne dersiniz? Ayrıca bu söyleşiden dolayı da bize zaman ayırdığınız için size teşekkür ediyorum.”

      A.R.Alaboyun: Ben teşekkür ediyorum ve bayram sonu da Tatlıca’ya birlikte gidelim diyorum.” 

Yazdır Paylaş
Diğer Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler