Ramazan ayını yarıladık, bu geçen zaman içinde neler oldu ve neler yaşandı gözlemleme imkânı bulduk. Kimler aç ve ihtiyaç sahiplerini düşünüyor, kimler şov yapıyor diye baktık.
Ramazan ayını yarıladık, bu geçen zaman içinde neler oldu ve neler yaşandı gözlemleme imkânı bulduk. Kimler aç ve ihtiyaç sahiplerini düşünüyor, kimler şov yapıyor diye baktık. Bu sene pek şov yapanı görmedik ama mesleki gurup dışına da çıkamadık. Genelde fakir ve fukaranın gözetildiğini de görmek bizi memnun etmiştir.
Aş evleri ve yemekhaneler bizim ecdadımızdan kalma bir gelenek olmakla beraber yüce dinimizin de tokların açları doyurması bir emirdir. “Kendisi tok iken komşusu aç yatan bizden değildir” hadisi bizlere çok şeyler anlatmaktadır.
İnanın bazen kendi kendime derim o kadar çok tanıdığım ihtiyaç sahibi insan var ki, bunları gerek Belediye de iken gerekse Sosyal Dayanışma Vakfında iken yaptığım çalışmalardan tanıyorum. Gidip ziyaret etsem, yardım alıp almadıklarını sorsam diyorum.
Sonrada hadi almadım dese çıkarıp bir şeyler vermem gerek, bundan dolayı ziyaret edemiyorum. Nedenine gelince bizler zaten emekli insanlarız kendimiz zaten ancak idare ediyoruz. Keşke çok kazancımız olsa da bunlara yardım edebilsek, ama bana soran olursa onlara yardım konusunda yardımcı olurum.
Yardımlar hususunda bir tecrübem var, geçmişte yardım dağıttığımda şu sözlere çok tanık oldum; “Ramazanı aç susuz geçirdik bu erzakları bayramda mı yiyeceğiz” diyenler oldu. Dağıtılan her türlü yardımlar Ramazan başı ya da ramazan girmeden dağıtılmalı ki, fakir fukaralar rahat oruç tutsun. Ramazanın sonuna doğru ya da ortasında dağıtılan gıdaların çok fazla önemi olmasa gerek, önemli olanı Ramazanın başlangıcıdır.
Yardımlar konusunda en önemli yardımı devletimizi temsilen Valiliğimiz, Belediyemiz ve Zengin insanlarımızdır. Eskiden bir torba patates için işyerinin kapısına fakirleri yığanlar olurdu. Son dönemlerde bunları göremiyoruz, biraz daha tertipli, düzenli ne dikkatli dağıtılarak ihtiyaç sahipleri rencide edilmiyorlar.
Aşevi ve Belediyemiz yemekhanesi bu işi fevkalade götürüyor. Buradan yararlanan insanların hiç değilse %60 ihtiyaç sahibi olduğuna inanıyorum. İhtiyaç sahibi olmayan insan gelip de bu kuyruklara girip yemek almaz.
Aşevi de öyledir, hatta son dönemlerde ilimize gelen yabancı uyruklu insanlarla beraber aşevinden yemek alan insan sayısı bine yakın. Belediyenin yemekhanesinden yararlanan insanların sayısı ise yine 800 civarındadır, bunlar azın sınacak sayılar değildir.
Meslek kuruluşları yemekler veriyor, bunlar kendi mensuplarına veriyorlar. Ben bu sene iki davetin dışında pek davetlere katılmıyorum. Gazetelerden resimlerini gördüğüm meslek kuruluşları davetlerinde kendilerinin aralarına birkaç fakir almaları bence ramazan ayına uygun olur diye düşünüyorum. Umarım gelecek yıllarda bunu da yaparlarsa onlarda belli seviyede olan insanlarla aynı masada yemek yeme onurunu yaşarlar.
Belediye Başkanı Sayın Nevzat beyin geçen iftar yemeğine katıldım. Burada Ramazan ayında yaptıkları yardımları ve fakirlere nasıl ulaştıklarını anlattılar. Bu çalışmalar çok güzel, umarım Sayın Başkan gibi iyi niyet içinde bu paketler dağıtılır. Bunu derken bir endişem olduğu için değil. Geçmişte dağıtan kimselerin yardımları istismar ettiklerini biliyorum da ondan dedim. Bu konu üzerinde gerek valililiğimiz ve gerek ise Belediyemiz dikkat etmeli.
Bu yardımları bu iki kurumun dışında dağıtan işadamlarımızda var. Belki bilemediğimiz ve duymadığımız gizli yardım yapanlar da var. Buna herkes dikkat etmeli, bunda çok vebal var. Geçen Ak Parti İl Başkanı Sayın Fatih Yıldırıcı ile beraberdim. Onlarında yardım dağıttıklarını öğrendim, birkaç paket isteyen kişiye; “ bu işte çok büyük vebal var ona göre dağıt” dedi. Bu söz çok hoşuma gitti, umarım söz yerini böyle bulmuştur.
Cenâb-ı hak bütün yardım ve hayırları kabul etsin. Ramazan yardımlarına şov bulaşmadan tamamlansın. Somali de açlık çeken insanlara da az da olsa Aksaray olarak bir el uzatılmasını herkesten bekliyorum. Yardımlarınızı şimdiden Allah kabul etsin