Ramazanın üçüncü günü yanından geçip de gezmediğim Somuncu Baba külliye inşaatını gezdim.
Ramazanın üçüncü günü yanından geçip de gezmediğim Somuncu Baba külliye inşaatını gezdim. Tabi çalışan işçilerden bir şey öğrenemeden kuru inşaatı gezip tahminler yaptım. Sonra türbeyi ziyaret edip, oradan da arabayla Kılıçaslan tepesine çıkmak için yolu tırmandım. Tepeden inerken yakın bir yerden Kılıçaslan parkını bir süre izledim, hizmetlerin en güzeli bunlar demekten kendimi alamadım.
Bir önceki yazımda da yazdım, şimdide yazayım Sayın Başkan bizim görevimiz gördüğümüz eksiklikleri eleştirmek, ancak eleştiri yaparken vicdansız olmadan yapıcı olmak. Artık Gazetecilerin eleştiri ve yorumuna alıştığınız kanaatindeyim. Ben şahsen olumsuzlukları eleştirirken olumlu olanları da yazarak hakkı teslim eden bir gazeteciyim.
Bu iki hizmetinizi yalnız başıma gezdim ve izledim, bundan dolayı sizi takdir ettim. Ancak Aksaray bu üç beş hizmetten ibaret olmadığı için eleştirilerimizde olacak. Siyasetçiler bunların hepsine alışması lazım. Bir gazetecinin bir kimseyi sevmesi başka, toplumu ilgilendiren konularda yanlışlarını eleştirmesi başka. Sürekli yanlış aranması da doğru değil. Bu nedenledir ki, zatıalinizin doğrularına ve hizmetlerinize sahip çıkmak zorundayız.
Bununla ilgili bir kıssa anlatıp konuma geçeceğim. Bir kişi hırsızlık yapacakmış, önce defterini çıkarıp olacakları önceden defterine yazmış ve hırsızlık için yola çıkmış.
İlk hırsızlıkta yakayı ele vermiş ve bir araba sopa yemiş, defteri çıkarıp bakmış. Bu işte yakalanmak var, dayak yemek var ve topluma rezil olmak var diye yazıyormuş.
Sonra mahkemeye çıkarılmış, yargılanma sonucu cezaevi görününce defteri cebinden tekrar çıkarıp bakmış. Yargılanmak var, cezaevi, ne girmek var ve çocukların babasız aç sefil kalması defterde yazıyormuş.
Sonra demiş ki; “ oğlum sen bu işe başlamadan önce bu başına gelenleri zaten kabul etmişin. Kimseye bir şey demeye hakkın yok, git kuzu kuzu yat” demiş.
Siyasetçilerde siyasete soyununca bir kara defter tutmalı, nelerle karşılaşacaklarına bakmalılar. Siyaset de eleştiri var, her şey var. Sizler bunlara alışık olup, toplumu ilgilendirenleri alıp diğerlerine bakmayacaksınız bile. Tabi bizlerde iftira atmamak kaydıyla.
Her ne ise sizler zaten bunları biliyorsunuz, yıllardır özlemini çektiğim Somuncu Baba Külliyesi tahmin ettiğim kadarı ile mükemmel olacak. Ama ben buradaki yapıların hangisinin içindekiler neresi onları tam bilemedim. Umarım Sayın Başkan bir gezisinde bu işe meraklı olanları gezdirirse sevinirim. Ancak türbenin de tamirine hemen başlanmalı, açılış birlikte yapılmalı ve gözlerimiz dolmalı.
Bu muhteşem eser biraz geçte olsa mükemmel oldu. Beklide Aksaray’ın tanıtımı için en büyük araç olacaktır. Tanıtımlar, sempozyumlar ve konferansların yanında anma günleri düzenlenerek çok sayıda dışardan ziyaretçiler gelecektir. Bu eserin Sayın Nevzat beye nasip olması da ayrı bir onur olduğu kanaatindeyim.
Kılıçaslan tepesinden inerken bir kavşağa arabayı park ederek aşağıdaki insanlara baktım. Aksaray dan birçok aile parka gelmiş iftar sofrası hazırlıyor. Bizim gençliğimizde bu bölgeye çipkilik denir birbirine hakaret edenlerde çipkilik çocuğu diye birbirine hitap edip aşağılarlardı.
Nerden nereye gelindiğine bakarsak, Aksaraylı insanların özlemini çektiği bir yer oldu. Nerede ise günün her saatinde insanların güven içinde kullandıkları böyle bir yeri Aksaray’a kazandıran başkanı kutlamak lazım. Tabi bu arada bu bölgenin güvenliğini sağlayan emniyet güçlerine de teşekkür etmek lazım.
Tabi bu bölgenin karşı tarafındaki henüz parka katılmamış boş alanlarında bir an evvel buraya katılması ile mesire alanları biraz daha genişleyecektir. Umut ediyorum ki gelecek seneye hizmete girecek külliye ile yan yana boş alanlarında katıldığı bir mesire alanını görmekten mutu oluruz. Sayın Başkanı bir kez daha buradan kutluyorum.