Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 30 Temmuz 2011, Cumartesi 12:36:16 tarihinde eklendi. 1288 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dedikodu ile amel etmek -

Çoğu zaman yazarım; “ dedikodu ile amel olmaz” diye. Bende belki kısmen ilk defa anlatılan dedikodular ile amel ettirilmeye çalışıldım.
Dedikodu ile amel etmek

    Çoğu zaman yazarım; “ dedikodu ile amel olmaz” diye. Bende belki kısmen ilk defa anlatılan dedikodular ile amel ettirilmeye çalışıldım. Ama kabahat karakolda şaşıp mahkemede doğruyu söyleme misali kıvıranlarda. Cuma günkü yazdığım yazının kişisel değil genel bir sorun olduğunu ve bunun araştırılmasını istemiştim. Yazının yayını sonunda bir telefon trafiği sonucu; “ haberimiz yoktu bir yanlış anlaşılma olmuş” şekline dönüştü.

      Yazılarımı yazarken ben genelde araştırarak yazarım, bu yazıyı da araştırarak yazdım, ama konu yanlış anlaşılmaya dönüştü, bende bu yazı ile konuya nokta koymak istiyorum.

      Konu köylere döşenen parke taştı. Sayın valimizin bu konu üzerinde yeterlice durması sonucu köyler güzelleşiyor, ama bazı eksiklikler olduğunu söylerken bir konuya da açıklık getirilmesini istemiştim. Bunu da kendi köyümdeki aldığım duyumlar sonucu bunu dile getirmiştim. Burada ne bir kişiyi ve nede bir şahsı direk olarak suçlamadan konunun araştırılmasını istemiştim. Ama yazının yayını sonrası zülfü yâre dokunanlar olmuş.

     Konu neydi, Tatlıca köyüne döşenen taşın yeterli döşenmediğini ve bazı kimselerin özel avlularının da aynı firma taşı döşendiğini ve bunun yanlışlığını yazdım. Ardından da bu tür satın almanın yanlış olduğunu dedikoduya meydan vereceğini ve araştırılmasını istedim.

     Bu yazımdan sonra muhtar alınmış ve kendisini taş satmakla suçladığımı ve taş satmadığını, taşı avlusuna alanların kendilerinin satın aldığını kendisinin sadece aracı olduğunu bunun da fatura karşılığı alındığını, kendisinin aracılık yaptığını söyledi.

      Ben bu yazıyı yazarken taş firma sahibi Emre beyle de bu konuyu konuşarak yazdım. Kendisinin ihale sonucu taşın 1 m2’si 6 liradan Valiliğimize verdiğini, bunun dışında şahıslara bu fiyattan kesinlikle veremeyeceğini söyledi. Ben o zaman bu köye bu firmanın aracı ile getirilen bu taşı aynı fiyattan kim satıyor diye sorup araştırılmasını istedim.

      Taşı alanlarla da konuştum, para vererek aldıklarını ve ellerinde makbuzları oldukların söylediler. Bu konuşmalarımın tamamı kayıt altındadır. Ne oldu ise yazının yayınından sonra Emre beyle birkaç defa telefonla konuştum. Hatta konuşmasının bir kısmını kayda alırken arkadaşlara da dinlettim. Bana aynı konuyu söyleyerek mümkün olmadığını anlattı, bende ısrar ettim sizin firmanız sattığı taş karşılığında şahıslara fatura kesmiş” dedim. Bana muhasebeyi arayıp sonra döneceğini söyledi.

     Daha sonra bana döndü ve “bazı kişilere fatura karşılığı aynı fiyattan taş verilmiş benim haberim yokken” dedi. Şimdi soruyorum, haberim olmadan bir taş bile verilmez derken aynı araçla hem valiliğimizin hem de şahsıların taşı götürülmez diyen arkadaşlara ne oldu da bir günde çark edip fikir değiştirdiler. Aynı araçla hem devletin hem de şahsın taşının taşınması etik mi? Ben bunun yanlışlığının araştırılmasını istemiştim.

       Bir firma herhangi bir köye devletin taşını getiriyor, bir kısmını vatandaşa, bir kısmını da köy içine döküyorsa, kamyonun bütün parasını verseniz dedikodudan kurtulamazsınız. Peki, ihale ile taş toptan valiliğimize bu paraya verilirken, aynı fiyata özel şahıslara da verilince yapılan ihalenin bir anlamı kalıyor mu? Takdiri okurlara bırakıyorum.

      Muhtar beye de şunu söylemek isterim, dört dörtlük dürüst olsan dahi, şahıslara taş getirilmesinde aracı olup, aynı kamyondan hem köye, hem de şahıslara dökdürürsen dedikodudan kurtulamazsın. Bu tür dedikoduları duyduğumda telefonlarıma cevap vermeyince sana bazı arkadaşlarla haber gönderdim, bu işlere aracı olmasın, insanlar kendileri gidip alsın farklı yorumlar yapılıyor karışmasın diye.

      Bu köy benim köyüm ve köyümü deki bütün insanları da seviyorum, en ufak bir kimse ile de kırgınlığım yok. Senin gibi bir idarecinin de köyün %70 ile dargın olma lüksü yok. Belli bir yaştan sonrada köyüm için hizmet katkım olsun ve köyüm güzelleşsin istiyorum.

      Sevgili dostum benim senin şahsına karşı bir husumetim olsa, bana söylediğin taşı, portörü ve diğer konuları yetkili mercilere iletip halline çalışmazdım. Sana da “köyle ilgili her ne hizmet işin olursa olsun gel beraber gidip halledelim” demezdim. Köye gittiğimde ne zaman eleştirilsen seni müdafaa edip savunmazdım. Köyün yolunun asfalt meselesini ve bazı köylere bağlantı yolların asfalt yapılmasını yetkili mercilere ileterek söz almazdım. Seni bazı yetkili kişilerle tanıştırıp köyle ilgili işlerini rahat halletmen için çaba harcamazdım.

     O zaman derim ki, kompleksi bırakıp gel el ele verip köyün tanıtımı için pekmezi meşhur olan Tatlıca’yı tanıtım maksadı ile “üzüm ve pekmez festivali” yapalım. Ören bölgesindeki yeraltı şehrinin açılması için yaptığım müracaata birlikte gayret gösterelim. Basit hesapları bırakıp bölgenin en büyük köyü için sana destek vermeye her zaman hazırım, buyur gel.

Yazdır Paylaş
Diğer Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler