Ramazan Ayına “Güz Yağmuru” denilmesi elbette ki; O ayın bereketine, kirlerden arınma vesilesi olmasına, tıpkı güzün tozlu havasını yatıştıran yağmur gibi cahiliyenin ve günahın kirli havasını yok etmesine işaret eder.
Ramazan Ayına “Güz Yağmuru” denilmesi elbette ki; O ayın bereketine, kirlerden arınma vesilesi olmasına, tıpkı güzün tozlu havasını yatıştıran yağmur gibi cahiliyenin ve günahın kirli havasını yok etmesine işaret eder.
Yüce yaratanımızın rahmetinin sağanak sağanak yağdığı; şeytanların zincirlendiği; müminlerin sabırlarının olgunlaştığı, cömertliklerinin zirveye ulaştığı; İslam Kardeşliğinin pratiğe dönüştüğü Rahmet Ayı’na kavuşmanın bahtiyarlığını yaşarız her yıl. Önemli gün ve geceleri yaşayarak Ramazan Ayına hazırlanırız adeta. Aslında her şey Ramazan Ayının sonlarında gizli sanırım.Yüreklerimiz, gönüllerimiz, zihinlerimiz, evimiz, sofralarımız, kısacası maddi ve manevi tüm varlıklarımız Ramazanlaştıkça Yüce Kitabımız Kuran’ın inişine hazırlanırız. Ramazan, Kuran’ın inişine hazırlık bağlamında bir temizlik ayıdır. Kuran’a ancak temiz olanların dokunacağını biliyorsak, bu ayda yüreklerimizi ve zihinlerimizi temizlemek durumundayız. Aksi takdirde ne Ramazan ne de Kuran bize fayda sağlamayacaktır.
Gelin kalplerimizi bir yoklayalım!
Allah’ı mı; yoksa Ondan başka varlıkları mı daha fazla seviyoruz?
Allah’tan mı; yoksa özel ve tüzel kişilerden mi daha fazla korkuyoruz?
Önceliğimiz Allah’ın dini mi; yoksa sosyal statümüz, gelecek kaygımız, bankadaki paramız, otomobilimizin markası mı?
Gündemimizde Yeryüzü ölçeğindeki müminlerin sorunları mı var? Yoksa küçük maaş hesapları, konut kredileri, eşimizin ve çocuklarımızın almak istedikleri markalı ürünler mi?
Olayları değerlendirirken referanslarımızı Allahın dininden mi; yoksa kapitalist yaşam tarzının bize dayattığı moderniteden mi alıyoruz?
Sahi, dünya referanslı mı; yoksa ahiret referanslı mı yaşıyoruz?
Velhasıl, kalplerimizde ve zihinlerimizde Allah’tan öncelikli her ne varsa bu ayda temizlemek zorundayız. Zihinlerimizi ve yüreklerimizi işgal altından kurtarmanın tam fırsatı… Eğer bu işgale dur diyemezsek Ramazan Ayı bizler için Rahmet ayı olmayacaktır.
Ramazan yağmuru ile başlayan bir temizlik harekatına; Temizlenme eylemine, Önce kendimizden başlayarak… Bu yağmura gözyaşlarımızın iştirakini sağlayarak bilenme, arınma, direnme disiplinine dahil olmak durumundayız. On bir ay boyunca çoraklaşan , çölleşen,günahla kavrulan gönülleri yeşertecek, güz yağmuruna yüreklerimizi hazırlayalım.
Allahın diniyle mücadele edenlerin, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığına giriştikleri bu mübarek ayda; reklâm tuzağına düşmeden sofralarımız ve evlerimizi onların ürünlerinden uzak tutma basiretini gösterelim. Cola’sız, hamburgersiz bir yaşamın kapılarını aralayalım. Yüce Mevla’nın emriyle sahura kalkan, yine O’nun emriyle iftarını yapan disiplinli büyük bir ordunun neferi olmanın gururunu ve sevicini yaşayan tüm müminlere selam olsun.