Malumunuz son 5 günde şehit sayımız 14 oldu, buna birde ağır yaralılar ilave edildi. İnşallah yaralılarımız sağlıklarına kavuşurlar.
Malumunuz son 5 günde şehit sayımız 14 oldu, buna birde ağır yaralılar ilave edildi. İnşallah yaralılarımız sağlıklarına kavuşurlar. Diyarbakır’ın ilçesi Silvan da yaşanan çatışmada kurşun değmeden yanarak ölen askerlerimiz vardı, üç gün 43 derece sıcakta sırtındaki mühimmatla yürüyen askerlerimizin zaten ayakta duracak halleri kalmamıştı.
Sırtlarındaki çelik yelek ve mühimmatla 43 derecede yürüyen askerlerimizin bırakın kendilerini savunmalarını ayak da duracak halleri kalmamıştı. Çok yorgun olan askerlerimizi şehit olan uzaman çavuşlar askerlerimize acıyarak yüksek boydaki otların içinde tesisatlarını soydurarak dinlendirmeye aldırmıştı.
Pusuya düşürülen askerlerimize teröristlerce yapılan saldırıda kendilerini anında müdafaa bile edemediler. Bazıları da Rus yapımı atılan roketin açtığı yangında yanarak can verdiler. Hatta öyle bir hal almıştı ki, PKK çapulcuları askerlerimize roketin dışında el bombası atacak kadar yaklaşmışlar. El bombası ne kadar mesafede atıldığını hesap edin. Helikopter ve destek yardımı aradan geçen 1,5 saat sonra gelebiliyor.
Bunları nereden mi biliyorum, iki gündür internetten bu olayı izliyorum, kimliklerini ve memleketlerini merak ediyorum bir açıklama yok. Taki askerlerimiz sayılıp kimlerin olup olmadığı tespiti yapıldıktan sonra açıklama yapılıyor. Kurşunla şehit olanlarda yanıyor, bazıları da ateş ortasında kalarak yanıyor. Bunları tespit etmek zaman aldığı için zamanında açıklanamadı. Daha sonra yapılan imceleme raporları açıklandı ve büyük bir ihmalin olduğu ortaya çıkmış oldu.
Şehit olan askerlerimizin kaç tanesi savaş eğitimli veya örgütle çarpışacak deneyime sahip. Etmeyin Allah aşkına er, erbaş ve uzman çavuş çocukları ileriye sürüp kurşuna hedef etmeye kimsenin hakkı yok. Bu çocuklar şehit oluyor, koskoca devletin desteği 1,5 saat sonra ulaşıyor. Ulaşmaya ulaşıyor da bu teröristler sınır dışına kaçmıyorlar ki, aynı bölgedeler, yerdeki karıncanın hareketinin izlendiği bir dünyada neden bulunamıyor?
Bu tür hadiseleri yeni yaşamıyoruz, benzerlerini defalarca yaşadık hala ders almadığımız görülüyor. Neden deneyimli ve tecrübeli askerlerimiz buralarda görevlendirilmiyor da eli silah tutmakta aciz çocuklar burada görevlendiriliyor?
Bu çocuklar teröristle karşı karşıya gelse kendini savunacak durumda değiller ki, hepsi ellerine ilk defa silah almış çocuklar. Bakın şehit olan askerlerimizden komando Çavuş Emrah Eker 90 gün önce bir sosyal paylaşım sitesine şunları yazıyor; “ Doğudaki askerin batıdaki askere seslenişi, sen beklersin çarşı izni, ben beklerim operasyon tarihi, sen çarşıda eda seda peşinde. Ben dağlarda kanascı Leyla peşinde. Sen kan gördün mü bayılan, ben yaralı arkadaşımı sırtımda taşıyan. Senin anan bekler tezkereni. Benim anam bekler kanlı haberimi. Burası şafak 90 deyip de nöbetten düşenlerin yeri değil. Şafak doğan güneş deyip de şehit düşenlerin yeri. Burası Doğu, teröristlerin yuvası. Burada hata bir kere yapılır kanla canla ödenir.'' diyor. Sanki bugünlerini bilircesine.
Şehit olan askerlerimizden Ufuk Başaran’ın babası komutanlara şöyle sitem ediyor;
" Benim tek mesajım komutanlara. Oğlumla bir gün önce telefonla konuştuğumda birliğine yeni geldiklerini karakola yapılan roketatarlı saldırıda 1 askerin şehit olduğu, 2 askerin yaralandığı, 15 teröristinde kameralarla tek tek sayılıp kayıt edildiğini söyledi. Ne yazık ki, bunun üzerine tüm askerleri davar sürer gibi kırdırmanın sebebi başındaki komutanlardır” diyor. Yorum sizlerim.
Sayın Başbakanın Hakkâri mitinginden sonra devlet şikâyet kapısı değil, diye endişelerimi belirtmiştim. Aynı düşüncede olmam doğruları saklamamı gerektirmez, açılım maçılım lafını bırakın ne olursa olsun bu mesele bitirilsin. Taviz verildikçe yeni tavizler bekleniyor. Türkiye’nin içi kan ağlarken adamlar Demokratik özerklik açılımı ilan ediyorlar. Kimin özerkliği yok ki, ben ne isem onlarda aynı değil mi? Devletin bütün kademelerinde yer almıyorlar mı? Toplum barut fıçısı gibi, sakın ha patlamadan çözüm çözüm.