Yazımın başlığını okuyucularım koydu, bende sizlere takdim ediyorum. Nedenine gelince, geçen Çarşamba günü yazdığım bencillik yazısından sonra birçok telefon aldım.
Yazımın başlığını okuyucularım koydu, bende sizlere takdim ediyorum. Nedenine gelince, geçen Çarşamba günü yazdığım bencillik yazısından sonra birçok telefon aldım. Hatta birisi bana bir yer gösterdi, “kaldırmalar kayboldu, yazının başlığını böyle koyaydın” dedi. Bir başka esnaf koluma girip kaldırımı kesip ikinci kata yük çıkarmak için konan asansörü gösterdi. O günkü yazımı okuyan birçok esnaf inanın çarşıda yolumu kesip tebrik etti.
Hatta bir başka esnafımız çarşı merkezlerindeki alışveriş merkezlerinin akşam saatlerinde Sayın Başkanımızın gezip görmesini istedi. Neden bu konulara basının yazmadığını ve yetkililere hatırlatmadığından dert yandı. Yani kaldırım işgaline çoğu esnaf karşı.
Okurlarım hatırlarsa, Sayın Başkanın kültür parktaki sabah yürüyüşüne katıldığımda, kahvaltı sonrası sohbetimizde çarşı merkezlerindeki alışveriş merkezlerine neden bir otopark zorunluluğu getirilmediğini sayın Başkana ben sordum, ama aldığım cevap beni ikna etmedi.
Şunu samimi olarak söylüyorum alışveriş merkezlerinin çokluğu o şehre bir rekabet ve kalite getirir. Bunu kesinlikle savunurum ve bu çokluktan da gocunmuyorum. Ama merkezdeki yerlerimiz zaten bir curcuna, buna birde alışverişe gelenlerin park ettiği araçları düşünün, günün belli saatlerinde yetkililerimizin bu bölgeleri izlemelerini istiyorum.
Gelin Kurşunlu cami arkasındaki sokakların haline, efendim yeni bir trafik sistemi üzerinde çalışıldığı ve yakında düzeleceği söyleniyor, ne kadar düzeltmeye çalışırsanız çalışın buraya ruhsat verdiğiniz alışveriş merkezleri olduğu sürece bir çözüm bulamazsınız. Bu bölgedeki binaları yıkıp yol açamayacağınıza göre mevcuttan öteye gitmez. Bunu çözün sizden özür dileyeceğim ve tebrik edeceğim.
Büyük Bölcek caddesinden akşam saatlerinde bir geçin. Mevcut hal zaten bu bölgenin trafiğine çözüm olmuyor, buradaki alışveriş merkezleri birbirine yakın alış verişe gelenleri bir görün, geçin bakalım geçebilirseniz.
Efendim şehri büyütüp kenarlara yayacaksak, alışveriş merkezlerini ve eğlence yerlerini şehrin dışına taşıyacaksınız. Ümit ediyorum ki, Efor iş merkezi faaliyete geçtiğinde yapılan otopark yeterli olur. Yoksa ikinci bir yoğunluk burada yaşanmaz.
Samimi söylüyorum evim Ereğli kapı bölgesinde olması nedeni ile yaya olarak kurşunlu cami arkasındaki yoldan geçemiyorum. Ne zaman orada esnaf beni görse mevcut hali gösterip şikâyet ediyor. Kardeşim ben yetkili bir kişi değilim ki, gücümde burasını çözmeye yetmez. Ancak yazarak bir çözüm bulunmasını isterim deyip geçiyorum.
Eski lisemizin karşısı, coğlakı girişine bir bakın, coğlakı dan gelen araçlar çarşı bölgesine geçmek için yolu kapatıyor. Çarşıdan eski hastaneye gidecek araçların önü tıkanıyor, eski hastane bölgesinden coğlakıya geçecek araçlarında önü kapanıyor. İnanın tam bir curcuna, buna ilave olarak birde sağa sola araç parkı var. Hadi çıkın işin içinden çıkabilirseniz.
Trafiğin bu yoğunluğunu hiç olmazsa sevgili Emniyet müdürümüz olsun bir iki memurla çözsün. Sadece vilayet civarını memurlarımız beklemesin, diğer bölgelerde bizim ilimizin caddeleri. İlle de vali bey geçmesi gerekmez buradan insanlar geçiyor.
Uzun lafın kısası, sevgili Başkanım gelin şu kaldırımlardan başlayarak işgalleri yok edin. Gelecek beklentisi içinde olmadan, size üç beş işgalci küser, ama binlerce yaya geçen insanlar size dua eder ve o insanları kazanırsınız. Şehir içindeki anlattığım yerleri inanın Aksaraylılar çözümünü istiyor. Şu trafik çalışması ne zaman bitecekse bitsin artık da çalışma başlasın. Göle su gelene kadar kurbanın canı çıktı. Koskoca kış ve ilkbahar boş geçti tam tatil ve insanların eğleneceği vakitte kültür park civarına inşaata başlandığı gibi işe başlanmasın.
Efendim Demirel’in dediği gibi kendime bir şey istiyorsam namerdim. Elçiye zeval olmaz bizlerin görevi toplumun taleplerini yetkililere yansıtmak. Yoksa kimseyle bir kişisel meselemiz yok, bunu böyle bilesiniz.