Geçtiğimiz hafta Üniversite Rektörü Sayın Mustafa Acar’ın basınla tanışma yemeğinde bende vardım.
Geçtiğimiz hafta Üniversite Rektörü Sayın Mustafa Acar’ın basınla tanışma yemeğinde bende vardım. Sayın Rektörle ilk defa bir araya gelip el sıkışıp karşılıklı konuşma imkânı buldum. Rektörün tanışma konuşmasından sonsa karşılıklı sorulu cevaplı sohbetle toplantı devam etti. Burada bazı konularda açıklık kazanmış oldu.
2006 yılında kurulan Üniversitemiz kendisi ile birlikte kurulan iller arasında ön sırada olduğu, hala bazı bölümlerin inşaatının devam ettiği ve yatırımların hızla devam ettiği en kısa zamanda bitirilmesine çalışıldığı vurgulandı.
Kampus alanı içine bir misafirhanenin yapılması ve gelen misafirlerin burada ağırlanmasının elzem olduğu, yine kampus alanı içine bir kütüphanenin oluşturulmasının çalışmasına başlandığı da bu toplantıda anlatıldı.
Burada en önemlisi, Üniversite ile Sanayinin işbirliği içinde çalışması, sanayicilere her konuda yardımcı olunması vurgulanırken, inanın bende buna çok sevindim. Üniversite çalışanı ile sanayisi ile kurum ve kuruluşlarınca her konuda beraber olmalı. Bizde bunun yapılacağını duymuş olduk.
Hele zaman zaman benim de üzerinde durarak yazdığım Tıp Fakültesi konusu Rektöre soruldu, ama bu konunun her nedense gündemden düştüğü ve tıkandığı şeklinde anlatılması bizleri üzmüştür. Ancak neden tıkandığı konusunda Milletvekillerimiz yeniden girişimde bulunacaklarını Sayın Rektör bizlere anlattı. Yalnız anladığım kadarı ile yanılmıyorsa 600 bin nüfusun altındaki illere Tıp Fakültesi açılmama kararı alındığı edindiğimiz bilgiler arasındadır.
Hâlbuki buraya bir Tıp Fakültesinin yapılması, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir illerinin de yararlanması demektir. İlimiz için çok büyük denen Devlet hastanesinin zaman içinde ne kadar küçük olduğu ve yeni bir hastanenin yapılması için çalışmaların başladığını biliyoruz. Tıp Fakültesinin de çok kısa zaman içinde elzem olduğu anlaşılacaktır. Umarım yeniden yapılacak girişimler bir sonuç verir.
Bazı ilçelerimize Yüksek okul açılması ile ilgili konuyu ben gündeme getirdim. Özellikle Eskil ilçemizin bir tarım ve hayvancılık bölümüne ihtiyacı olduğunu söyledim. Rektör bey ihtiyaç duyulacak her ilçemize bir bölümün açılmasını arzu ettiğini söyledi.
Bazı arkadaşlar gelir gelmez değişikliğe gidildiğini sorması üzerine kendisinin, “öğretim üyesi arkadaşları istifaya veya başka yere gitmesi için zorlamadığını, aksine kendileri anlayış göstererek yerlerini boşalttığını, ancak idari kadroda kendi ekibini kurma hakkı olduğunu” söyledi.
Bende kendi ekibi ile çalışma isteği kadar doğal bir hakkı olmalı diyorum. Buna her idarecinin hakkı olduğu inancındayım. Yalnız çok çabuk değişikliğe gittiği kanaatindeyim, bir süre tanıma devresi geçirip tasarrufta bulunsa daha iyi olurdu diyorum. Nedenine gelince, tanımadan tavsiyeler üzerine yapılan değişiklikler ilerisi için idarecileri sıkıntıya sokabiliyor. Sonradan görevden alması kendisini için çok sıkıntı doğurabilir.
Birde Sayın Rektörü sosyal olarak yeterli bulmadım, bizler aracıyı sevmeyiz direk görüşmeyi severiz. Ben zaten zaruri olmadan görüşmek istemem. Ben eski rektör Sağlamla aram iyi olmadığı halde Üniversite ile ilgili bir yazı yazdığımda bana veya başka arkadaşlara telefon açar bilgilendirirdi. Bunu Rektör beyde görmedim, umarım bu konuda bize Sağlamı aratmaz.
Kısacası çalışma ve düşünceler güzel, ben bu konularda ikna oldum. Tabi bizler henüz işin başında olan rektörü eleştirmemiz yanlış olur. Ona zaman tanımak lazım diyorum. Kendisine buradan tekrar başarılar diliyorum.