Emniyette Şube Müdürlerinin Yeri Değişti.
 İl Genel Meclis Başkanı Av. Özkan Doyğun’a Onur Ödülü
21 Mayıs Dünya Süt Günü Kutlanıyor
Nurgözde Sıla Özlemi Şenliği
Bu yazı 18 Haziran 2011, Cumartesi 19:36:18 tarihinde eklendi. 938 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başörtü soruşturmasının sırrı ne? -

Birkaç gündür mahalli basına da yansıyan valiliğimizin yaptığı başörtüsü soruşturması gündeme bomba gibi düştü
Başörtü soruşturmasının sırrı ne?

Birkaç gündür mahalli basına da yansıyan valiliğimizin yaptığı başörtüsü soruşturması gündeme bomba gibi düştü. Ben bu konuyu 5 ay önceden biliyordum ve hatta yazacaktım bir dostum şu aşamada uygun olmaz dedi. Bende buzdolabına kaldırmıştım, hatta bu konu Ak Partiye fatura edilerek zarar vermesin diye yazmayacaktım da ama konu basında yer alınca meseleyi öncesinde bilen bir gazeteci olarak yazayım. Burada maksadım kimseyi ne karalamak ve nede kayırmak. Bilgi eksikliğimiz varsa, bilgilenirsek onu da buradan yazarız.

     Ama bu soruşturmanın başörtüsü gibi hassas bir konu üzerinden yapılması ve konunun içinde bulunan bir il genel Meclis üyesinin eşinin ve beraber çalıştığı Dr. Hakkında yapılması ister istemez insanların kafalarını karıştırıyor. Ben isterseniz konuyu açarak anlatayım.

       Biliyorsunuz 2011 yılının başında İl Genel meclis seçimi yapıldı ve Ak Parti kendi içinde yeni bir başkan adayı göstererek seçimi kazandı. Buda parti içinde iktidar muhalefet çekişmesinin devam ettiğini göstermiş oldu. Daha sonra seçim iptal edildi ve bir ay sonra yapılmasına karar verildi. Tam bu tarihlere rastlayan 12.01.2011 Güzelyurt Sağlık Grup Başkanlığı denetleme yaparak İl Genel Meclis Başkanlığına aday Olan Meclis üyesi Özkan Doygun’un eşinin çalıştığı Selime kasabasında görevli Aile Hekimi Dr. Nihal Vurucuoğlu ve Hatice Doygun’un başörtülü çalıştıkları gerekçesiyle, kendileri hakkında tutanak tutarak kaymakamlığa gönderirler. Bu iki memurlar hakkında soruşturma açılmasını isterler.

      Konuyu uzatmamak için elimdeki resmi belgelerin tamamına burada yer vermeyeceğim. Ancak sadece tutanaktan aldığım şu cümleler çok önemlidir; “ kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmeliğe uymadıkları, başörtülü olarak çalıştıkları tarafımızca tespit edilmiştir” deniyor. Tabi buna sağlık ocağının fiziki konumunun uygun ve temiz olmadığı da eklenerek tutanak kaymakamlığa veriliyor.

       Kaymakamlık bu tutanağı soruşturmayı yürütecek elamanlarının olmaması nedeni ile bir üst yazı ile vilayete bildiriyor. Ancak kaymakam bey rapordaki başörtüsü ibaresini kılık kıyafet şeklinde yazarak topu vilayete atıyor. Hâlbuki başörtüsü taktıkları için soruşturma açılması raporda açık bir şekilde yazılmaktadır, bu rapor benim elimde var.

      Aksaray valiliğimiz 02.02.2011 tarih ve 04–429 sayılı yazı ile bu soruşturmanın Sağlık Müdürlüğünce yürütülüp neticesinin valilik makamına bildirilmesi isteniyor. Altındaki imza sayın valimize ait. Buda gösteriyor ki, soruşturma sayın valimiz tarafından istenmektedir.

      Ben konuyu 17.06.2011 Cuma günü Güzelyurt kaymakamımıza bizzat sordum; “ Efendim başörtüsü soruşturması neden bu seçime denk geldi? Zatıâlinizin bir talebimidir, yoksa verilmiş bir emirmidir, memurlar hakkında bir şikâyet mi var veya bu denetleme başka memurlar içinde yapılmışmıdır?” diye sordum. Kendileri bana; “ Bu bir denetimidir, denetim esnasında tutulan bir tutanaktır, şikâyet yok. Biliyorsunuz 657 tabi devlet memurlarının kılık kıyafet yönetmeliği vardır bu çerçevede yapılan bir soruşturmadır” diye cevap verdi.

      Hatta seçim döneminde böyle bir uygulamanın niçin yapıldığını bunun başka zaman neden yapılmadığını da sordum ama sadece karşımıza kanuni gerekçe konmuştur.

      Burada şunu söylemek isterim, aile hekimleri yarı özerk bir statüde çalışmaktadırlar. Devlet dairesi şeklinde değillerdir, onlar evlere ve hastalara 24 saat giden bir personeldir. Günün 24 saati onlardan kılık kıyafet düzeni istemek yanlıştır, çünkü onlar yarı özerktir.

      Şimdi sormak istiyorum, başörtüsü husussuna hassas bir iktidar partisinin bürokrat idarecileri seçim arifesin de niçin böyle bir soruşturmaya gerek gördüler? Bu konunun kanuni olduğunu biliyoruz, ama neden İl Genel Başkanlığına aday olan meclis üyesinin eşi? Acaba Sayın Valimiz aynı partinin meclis üyelerinin anlaşmazlığına hakem olsa daha iyi olmaz mıydı? Bir partili gibi bir başka tarafta yer almayı deneyerek böyle bir yanlışa sebep oldu? Eğer bu bir gözdağı ise neden hassas bir konu olan başörtüsü soruşturması ile yapıldı? Başka bir usul ve esas uygulanamaz mıydı? İnanın ben sadece olayın yanlışlığına bakıyorum, kimsenin tarafı da değilim olmamda.

      Kamuoyunda konuşulan diğer bir husus valiliğimizin harcamaları, 2010 yılında yaptığı harcamalara denetleme kurulunun itiraz etmesi. Bu harcamalar ise 485 bin liralık kitap, 30 bin liralık tanesi 30 liradan şemsiye, 10 bin liralık süzme yoğurt, Aksaray’la ilgili basılan kitapların basımı, bunu dışında silah ve bazı ruhsatlar için alınan bağışlarında, kitap alımına aktarıldığı söylenmektedir.

     Bunların ekserisinin Sakarya’dan alındığı ve basıldığı şeklindedir. Eğer bir yanlış duyumlarımız varsa belgeleri ile bizler ve kamuoyu aydınlatılsın. Bu harcamalar doğruysa neden ilimizdeki yayın evleri ve matbaalar kanalı ile yapılmadı da kaynak dışarıya aktarıldı?

      Bu soruşturmanın iki şekli anlaşılıyor, birisi meclis üyeleri içinde bir guruba tarafgirlik, ya da harcamaların engellenmesine kızgınlık. Umarım bu yazıdan sonra bir sindirme soruşturması da biz geçirmeyiz. Bizim istediğimiz bu konuların belgelerle kamuoyu ile paylaşılması. Yanlışımız varsa anlatılsın doğruları da buradan okurlarımız ile paylaşırız.

Yazdır Paylaş
Diğer Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler