Anne babalar, çocukları istedikleri davranışları göstermedikleri zaman hemen cezalandırma yolunu seçerler.
Anne babalar, çocukları istedikleri davranışları göstermedikleri zaman hemen cezalandırma yolunu seçerler. Oysa yapılması gereken ilk iş empati kurmak ve onları anlamaya çalışarak,onlarla iletişim kurmaktır.
Çocuklara iletişim,bazen arkadaşça,bazen dostça,bazen kardeşçe, bazen hayat tecrübesi olan bir yetişkince, bazen de anne baba gibi kurulabilir. Ne zaman ve nasıl iletişim kurulması gerektiğini ebeveynlerin ayarlaması gerekir.Ayrıca davranışlarda süreklilik ve tutarlılık önemlidir. Birinci gün kızdığınız bir davranışa,ikinci gün gülümsüyor ve ya kayıtsız kalıyorsanız, çocuklarınızın davranış bozukluğu göstermesine de hazır olmalısınız.
Sürekli asık suratlı olursanız, herkesin yanında çocuğunuzu eleştirip kabahatlerini yüzüne vurursanız en ufak hatasında onu cezalandırırsanız çocuğunuzu kendinizden nefret ettirmeyi başarırsınız.
Onların hislerine, duygularına önem vermezseniz sizden nefret etmelerini sağlarsınız.
Çocuğunuzu kendinizden nefret ettirmenin daha bir çok yolu vardır. Ancak en önemli nefret ettirmenin yolu, onların niyetlerine bakmaksızın ,en ufak kusurlarında onları cezalandırmaktır. Konuyu güzel bir örnekle daha anlaşılır kılalım;
Küçük Ümran, evlerinin önündeki rengârenk çiçeklerle süslü bahçeye girdi. Yüreği sevinçten hopluyordu. İçinden; "Annem menekşeleri sever. Şimdi bu menekşeleri demet yapıp götürsem kim bilir ne kadar sevinir. Kızım beni hatırlamış diye yanağıma bir teşekkür öpücüğü kondurur ve saçlarımı okşayarak beni sever" diye geçirdi.
Bu mesut hayal içinde, bir avuç menekşe topladı. Onları, küçük elleriyle tek tek bir araya getirip demet yaptı. Anneciğini daha çok memnun etmek için mutfağa koştu. Raftan bir bardak aldı. Çiçek demetini içine yerleştirdi. Sonra su ilave etti.
Sevinçten zıplayarak mutfaktan çıkarken elindeki bardak kaydı, yere düşüp param parça oldu. Çiçekler etrafa saçıldı.
Annesi, yandaki odadan, kırılan bardağın sesini duymuş, dışarı fırlamıştı. Küçük Ümran korkudan ne söyleyeceğini bilemedi. Anne, yerdeki cam kırıklarını görünce hiddetinden gözleri yuvalarından fırladı. Küçük kızın niyetini merak bile etmeden tokatı patlattı. Kızcağız neye uğradığını şaşırmış, can havliyle yalvarıyordu. Kızgınlığı hâlâ geçmemiş olan insafsız kadın, bağırarak söylenmeye devam ediyordu: "Seni eşşek seni, bak kırdın canım bardağı! Senden çiçek isteyen mi oldu?"
Takdir ve öpücük beklerken, tokat yiyip üzerine de bir araba azar işiten küçük Ümran'ın, annesine çiçek hediye etiğini bir daha gören olmadı.
Niyetinin ne olduğuna bakmaksızın, en ufak kabahatini bile ceza ile karşılayın.Böyle davrandığınız takdirde çocuğunuzu kendinizden nefret ettirme hususunda başarıya ulaşacaksınız.