Çocuğu olan her anne baba için çocuk eğitimi meşakkatli ve bir o kadar da sabır isteyen bir iştir.
Çocuğu olan her anne baba için çocuk eğitimi meşakkatli ve bir o kadar da sabır isteyen bir iştir. Sabırlı olmanın yanında, bilgi ve tecrübe birikimi, duygulardan çok mantıkla hareket etmeyi gerektiren bir alandır çocuk eğitimi.
Hiç şüphesiz bütün ebeveynler çocukları için her şeyin en iyisini isterler. Onun için de çoğu zaman onları hayata hazırlayacak bilgi ve tecrübeyle donatmak yerine; onların yerine geçerek, hayatta başarıyı yakalamaya çalışırlar. Ellerinden gelse sınavlara bile çocuklarının yerine kendileri girerler. Onların yaptıkları ders ödevlerini beğenmeyip, kendileri ödev yaparlar. Çocuğun karakterine, yeteneklerine ve ilgi alanına bakmaksızın onun hangi mesleği seçeceğine bile karar verirler. Hatta evlenecek yaşa gelmiş olmasına rağmen (doğru eş seçemeyeceğini düşünerek) ona uygun eş seçimine bile girişirler. Anne babaların bu ve benzeri tutumları normal rehberlik sınırlarını aşıp, müdahaleci ve aşırı koruyuculuklarına birer örnektir.
Anne ve babanın çocuklarına hayatı nasıl öğreteceklerine ilişkin yapılan iyi niyetli yöntem yanlışlıkları çoğu zaman; isyan, kırgınlık, saygısızlık, uzaklaşma, küskünlük, sevdiklerini terk etme, çatışma ve kısacası istenmeyen durumların oluşmasına neden olmaktadır. Çocuk gelişiminden habersiz ve bir o kadar da bilinçsizce yapılan ,kültürel dokumuzla süslü bu yanlışlıklar, hem ebeveynler hem de çocuğun hayatında telafisi mümkün olmayan yaralar açabilmektedir.
Eğitim adına yapılan yöntem hatalarından bazılarını sizlerle paylaşmak ve yaptığımız eğitim hatalarımızın her birini örneklendirerek seri yazılar halinde dikkatlerinize sunmak istiyorum:
Sürekli asık suratlı olursanız, herkesin yanında çocuğunuzu eleştirip kabahatlerini yüzüne vurursanız en ufak hatasında onu cezalandırırsanız çocuğunuzu kendinizden nefret ettirmeyi başarırsınız.
Zorda kaldığınız zaman çocuğunuzu babasıyla tehdit ederseniz, yatmadığı zaman öcü geliyor diye korkutursanız, "Allah seni yakacak" diye kandırırsanız çocuğunuz babasından, öcüden ve Allah’tan nefret eder.
Yerine getiremeyeceğiniz sözler verirseniz, karı-koca olarak birbirinize saygı göstermezseniz, çocuklarınızın yanında birbirinizi eleştirir, kavga ederseniz, birbirinize hakaret ederseniz çocuklarınızın güvenini kaybetmiş olursunuz.
İki kardeşten birini sürekli över, diğerini sürekli eleştirirseniz, birini ödüllendirip diğerini cezalandırırsanız birbirlerini kıskanmaya başlar.
Onlara sürekli kötü insanlardan bahsederseniz, herkesin menfaat için birbirlerini aldattığını, dünyada güvenilecek insanların kalmadığını söylerseniz çocuğunuzu insanlardan soğutmuş olursunuz.
Aileniz dahil herkese kaba davranırsanız, çocukların gözü önünde hayvanlara eziyet ederseniz. Komşu veya iş arkadaşlarınızla kavga ederseniz,düşmanınızın çok olduğundan bahsederseniz, tabanca veya bıçaksız gezmezseniz, çocuğunuzun acımasız ve zalim olmasını sağlarsanız.
Çocuklarınızın yanında sizden daha zengin olanları çekiştirirseniz, gayri meşru yollardan zengin olduklarından bahsederseniz, memurları rüşvetle büyüdüğünden bahsederseniz çocuğunuzun kıskanç olması kaçınılmazdır.
Önce ders, sonra oyun kuralında acımasız olursanız, ders yapmadığı zaman çok katı yasaklar koyarsanız çocuğunuzu okuldan soğutursunuz.
Onları sürekli cehennemle korkutursanız, Allah’ın yaramaz çocukları "cayır cayır" yakacağını söylerseniz, zorla dini kitapları ezberlemesini sağlarsanız, ezber yapmadıkları zaman onları döverseniz çocuklarınızı dinden soğutursunuz.
Çocukların her istediğini yerine getirirseniz, onları oyuncak ve hediye yağmuruna boğarsanız onların inatçı olmasına neden olursunuz.
Onu kandırırsanız, başkalarına yalan söylerseniz, suçlarını itiraf ettiklerinde bile fırça atarsanız çocuklarınızı yalana alıştırırsınız.
Siz sürekli dedikodu yapar, herkesin arkasından konuşursanız, çocuğunuzun dedikoducu olmasına neden olursunuz.