Basýn mensuplarýndan tutun vatandaþa kadar herkese “acaba aday kim olacak?” tarzýnda sorular sormuþtum, tabi ki adaylar belli olmadan.
AKSARAY AKP ADAY ADAYLARI NE OLDU?
Basýn mensuplarýndan tutun vatandaþa kadar herkese “acaba aday kim olacak?” tarzýnda sorular sormuþtum, tabi ki adaylar belli olmadan. Ve hiç kimse fakat hiç kimse böyle bir sonucu tahmin etmemiþti. Neden böyle oldu acaba? Hani “Billboardlarda ki Adamlar” yazýmda “beni ikna edemediler” demiþtim ya… Acaba genel merkezi de ikna edemediler mi? Lakin maalesef ki normal yaþantýsýnda AKP zýttý kiþilerinde aday aday olduklarýna þahit olmuþtum. En azýndan birinden çok eminim.
Neyse…
Geçen ekmek almak için bakkala girdim. Bakkalýn önünde birkaç ihtiyar amca sohbet ediyorlardý. Ve ister istemez kulak misafiri oldum. Çünkü siyaset konuþuyorlardý. Ve onlarýn siyasi düþünceleri her zaman dikkatimi çeker.
En çok aklýmda kalan cümle “Ben isterim ki bir milletvekili CHP’den, biri MHP’den, diðeri AKP’den çýksýn” diyordu. Ve bunun nedenlerini anlatýyordu. Ve ayný zamanda bunun imkânsýz olduðunu da vurguluyordu. Ben de bu cümleyi duyduðumda, acaba Aksaray için daha mý iyi olur diye düþünmeye baþladým. Sizce nasýl olmalý?
BDP’YE VETO
YSK vetoyu verdi. Ve benim anladýðým kadarýyla hepimiz toptan tehdit edildik. “O zaman daða çýkarýz” dediler. Aklýma küçük bir çocuk tavrý geldi. Mesela küçük çocuk annesinden çikolata ister. Annesi çikolata almazsa dudaðýný büzer ve “o zaman küserim” der. Tabi BDP’ nin tavrý bu kadar sempatik deðil. O ayrý bir konu! Adamlar basýndan açýklamalarýný yapýyor. “Daða çýkarýz” diyorlar. Benim aklým almýyor. Anlayamýyorum. Çözemiyorum. Bu haberleri izlerken kendi kendime söylediðim cümleleri maalesef buraya yazamýyorum. Kýþkýrtmak istemiyorum. Sakin olmaya çalýþýyorum. Gerçekten bilen, anlayan varsa anlatsýn. Buna çok ihtiyacým var.
ÖSYM’YE MEKTUBUMLA ALAKALI OLARAK
Bir önce ki köþe yazýmda ÖSYM’ye cevap niteliðinde mektup yazmýþtým. Maalesef bazýlarý mektubumu tam okuyamamýþlar. Ben o mektubu yazarken tarafsýz, objektif bir tavýrla yazdým.
Ve yazýnýn sonunda susmaya devam etmemin çok net bir açýklamasý vardý. Çünkü yapýlan her açýklama öðrencilerin psikolojisini bozuyor. Ýþte bu sebepten “ne yapacaksanýz yapýn, çabuk olun” demek istedim.
Her yirmi dakika da bir öðrenciler yanýma heyecanla gelip “hocam sýnav açýklanmýþ bir bakýn” “hocam sýnav iptal olmuþ” “hocam ne olmuþ, nasýl olmuþ?” gibi sorularla yanýma geliyorlar.
Veliler öðrencilerin YGS sonrasý daha sinirli olduklarýný vurguluyorlar. Yazýk deðil mi gençlere?
Sonra yazýma bir eleþtiri de “hocam öðrencilere haklarýný aramayý tavsiye etmiyorsunuz” diye eleþtirmiþler. Evet etmiyorum. Lise öðrencisinin yeri evi, okuludur. Eylem yerleri deðildir. Neden ne olursa olsun öðrencileri sokaða döken bir zihniyet tehlikelidir.
Yine söylüyorum. Polisle çatýþan lise öðrencisi istemiyorum. Bir haksýzlýk varsa bunu adalet çözecek. Çözmek zorunda. Bazý siyasi çevrelerin ve bazý basýn mensuplarýnýn bu krizi kullanmalarýna þahsým olarak kabul etmiyorum.
Ve iþte bu sebepten diyorum ki haberleri yaparken öðrencilerin psikolojilerini de düþünün.
LYS’YE GÝRECEKLER BAKIN BÝ!
Meslek hayatýmda en sýkýntýlý iki yýlý yaþýyorum. Ya da þöyle söyleyeyim son iki yýl sýnava giren öðrenciler önce ki öðrencilere göre þansýzlar. Bunu kabul etmem lazým. Son iki yýl maalesef ki ÖSYM gibi bir kuruma güvenimizin azaldýðý bir dönem oldu. Ve ÖSYM’nin bu anlamda çok ciddi, sýký bir çalýþma yapmasý gerekiyor ki bu güveni tekrar kazansýn. Özellikle tercih döneminde en ufak hata dahi yapmamalýlar.
LYS’ye girecek öðrencilerimiz biliyorum yapmasý çok zor, fakat ne olur yapýn. Siz LYS konularýnýzý bitirmeye ve yoðun bir þekilde soru çözmeye çalýþýn. Hatta her branþtan birbirinden farklý en az dört farklý yayýn bitirin.
Bu dönem ders çalýþmak zor! Bunu biliyorum. Hatta mayýs ayýnda bu daha da zor olacak. Fakat bunu yapmazsanýz bu size ne kaybettirecek bunu düþünün.
Mesela koca bir yýl!
KEP GELÝYOR
Diyeceksiniz hoca KEP ne? O da benim sürprizim olacak. BEKLEYÝN.
REHBERÝM ÞEYMA!