Moldovalı İngilizce Okutmanı ASÜ’den Ayrıldı
Karısını Öldüren Katil Koca Tutuklandı
Hırsızlığa Karşı Kelepçeli Çözüm
Yazlık Bakım Yaptırmayı İhmal Etmeyin
Bu yazı 21 Mart 2011, Pazartesi 15:12:11 tarihinde eklendi. 1536 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

21 Mart Ağaç Bayramı - Ayten Tuncer Kamacı

Kuzey Yarımküre’de, günlerin uzamaya başladığı, toprağın ısınmasıyla ağaçların yeniden hayata uyandığı ve baharın başlangıcı kabul edilen 21 Mart
21 Mart Ağaç Bayramı

          Kuzey Yarımküre’de, günlerin uzamaya başladığı, toprağın ısınmasıyla ağaçların yeniden hayata uyandığı ve baharın başlangıcı kabul edilen 21 Mart; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) tarafından alınan bir kararla tüm dünyada “Dünya Ormancılık Günü” olarak kutlanmaktadır. Bilindiği gibi, tarih öncesi çağlardan beri tüm Türk Dünyasında “Yenigün”, daha sonraları da, Iran fars kültürü etkisiyle “Nevruz” adını alarak Türk ve Iran toplumlarınca çok eskilerden beri bayram havasında kutlana gelen bir gündür.

 

        Bu gün Ülkemizde buna paralel olarak, Bakanlar Kurulu’nun 24.7.1996 tarihinde almış olduğu bir kararla 21 Mart’ı Ağaç Bayramı olarak, onu takip eden haftayı ise Orman Haftası olarak kutlamaktayız. Alınan bu kararın amacı, başta okullar ve askeri birlikler olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile doğa ve orman koruması çalışmaları yapan vakıf, dernek, kooperatif ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının Orman Haftası ve Ağaç Bayramı faaliyetlerine katılmalarını sağlamaktır. Bu vesileyle hem ağaç dikimini teşvik etmek hem de toplumu doğa, orman ve ağaç sevgisi konusunda bilinçlendirmektir. Çünkü bugün Orman yangınlarının sebeplerinden %6′sı doğal afetlerden kaynaklanırken, %94′ü hala insanlardan kaynaklanmaktadır. Bu da insanlarımızın bu konuda ne kadar eğitimsiz ve bilinçsiz olduğunu göstermektedir.

 

              İklim değişikliğinin ve dünya ısısının düzenli olarak artış gösterdiğinin tespit edildiği bugünlerde bilim adamları, tedbir alınmadığı takdirde, 2100'e kadar ortalama küresel sıcaklığın 1,4-5,8 santigrat derece artacağı konusunda uyarmaktadır. Küresel ısınmadan dolayı buzulların erimesiyle deniz seviyesinin yükseleceği, daha çok selin meydana geleceği, tatlı su kaynaklarının azalacağı, kuraklık nedeniyle ölümlerde artış yaşanacağı ve bu değişime ayak uyduramayan birçok bitki ve hayvan türü neslinin yok olacağını belirtmektedirler. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre sıcaklıkların artmasıyla sıtma ve yetersiz beslenme gibi nedenlerden milyonlarca kişi ölümle yüz yüze gelecektir.

 

          Artması beklenen sıcaklık doğal olarak bölgelere göre farklılıklar gösterecektir. Kıyı bölgelerde yağış miktarı artarken, iç bölgelerde sıcak havanın etkisiyle kuraklık baş gösterecektir.

 

           Tabii ki bu durum en çok tedbir almayan ülkeleri etkileyecektir.Ben burada dikkatleri alınması gereken tedbirlerden en önemlisi ağaçlandırma yapmaya ve ormanların günlük hayatımızdaki önemine çekmek istiyorum.Ormanların faydaları saymakla bitmez. Ancak, belli başlı olanları ve en önemlilerini burada birkaç satırla açıklamakta fayda görüyorum.

 

            Ormanlar oksijen kaynağı olması sebebiyle bir bakıma canlıların akciğerleridir.  Havada bulunan % 21 oranında oksijenin % 56’sını ormanlar üretmektedir. Canlıların yaşaması için gerekli olan oksijenin büyük bölümünün sağlamasının yanında, sayısız hayvanlarında barınma yeridir. Kökleriyle toprağı tutarak toprak kaymasını, aşınmayı ve su baskınlarını önleyen de ormanlardır.

 

            Bitkiler ve hayvanlar için doğal bir su şebekesi gibidirler. Ağaçlar; yaprakları, dalları, gövdesi ve kökleri ile kar ve yağmur biçimindeki yağışı tutarak, sellerin, taşkınların olmasını önler ve yeraltı sularının oluşmasına yardım eder,  yağmurların yeryüzüne direk inmesini, akıp gitmesini engeller, yağmur sularını havzada tutarak korurlar. Yetişkin bir kayın ağacı kökleriyle 10 ton su tutabilmektedirOrmanlar barajların ekonomik ömrünü uzatır, doğal afetleri önlediği gibi, ülke ekonomisine de katkıda bulunur.  

 

250 m. Genişliğindeki orman, gürültüyü % 50 azaltır. Hava kirliliğini ve gürültüyü önlemesi, havası, doğal görünümleri ve sakin ortamı ile insanların beden ve ruh sağlığını olumlu yönde etkilemesinde önemli rol oynar.

 

          Ormanlar, orman içinde ve dışında yaşayan insanlara çeşitli iş imkânları sağlayarak, işsizliği önlemede de etkin rol oynar ve böylece köyden kente göçün azalmasını sağlar.

 

          Ülkemizde ormanlar, yasalar çerçevesinde devlet orman işletmeleri vasıtasıyla devlet tarafından bir plan çerçevesinde işletilir. Bu kapsamda; Tomruk, Tel Direği, Maden Direği, Sanayi Odunu, Kâğıtlık Odun, Lif Yonga Odunu, Sırık, Çubuk, Yakacak Odun gibi asli ürünler; Reçine, Çıra, Sığla yağı, Defne, Şimşir, Kök Odunu, Kekik, Her çeşit bitki soğanı, Adaçayı, Çamfıstığı, Mantarlar, Kozalak gibi tali ürünler elde edilir.

 

         Ancak; ormanların asıl önemi, başlı başına bir ekosistem olmasıdır. İçerisinde insan,  hayvan ve bitki türü olarak milyonlarca canlı, belli bir denge içerisinde yaşamaktadır. İşte bütün bu canlılar topluluğu canlı bir ekosistemi meydana getirir. Ormanların suyu düzenleme, toprağı koruma, iklimi etkileme, doğayı koruma ve güzelleştirme gibi çok önemli işlevleri vardır.

 

         Bu gün eğer bir yağmurda, seller meydan gelip, tarım arazilerini, köyleri kentleri silip süpürüyorsa, dağlarda çığlar düşüp, yolları kapatıyorsa, toprak kayıp evleri, köyleri yerinden kaldırıyorsa, bütün bu doğal afetlerin temelinde, biz insanoğlunun ormanları yakıp yıkıp, kesip tarla açarak mevcut dengeyi bozmamızdandır.

 

         Zararın neresinden dönülürse kardır misali, artık hatalarımızı görüp, çok geç olmadan yanlışlarımızı düzeltmemiz gerekmektedir. “Yarın kıyamet kopacağını bilseniz bile elinizde bir fidan varsa onu dikiniz” diye emir ve tavsiye eden bir peygamberin ümmeti olan bizler öncelikle mevcut ormanları korumalıyız, daha sonrada ağaçlandırmalara gereken önemi vermeliyiz.

Yazdır Paylaş
Diğer Ayten Tuncer Kamacı Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler