Moldovalı İngilizce Okutmanı ASÜ’den Ayrıldı
Karısını Öldüren Katil Koca Tutuklandı
Hırsızlığa Karşı Kelepçeli Çözüm
Yazlık Bakım Yaptırmayı İhmal Etmeyin
Bu yazı 18 Mart 2011, Cuma 17:00:37 tarihinde eklendi. 1606 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hatta ötesine bile gittiler! -

Bu gün ve bu hafta sonu ile gelecek hafta ağırlıklı olmak üzere Türkiye ve vatandaşlarımızın yoğunlukta olduğu ülkelerde birçok seminer, konferans ve tartışmalar düzenlenecek.
Hatta ötesine bile gittiler!

ÇANAKKALE’Yİ GEÇİP HATTA ÖTESİNE BİLE GİTTİLER!

    Bu gün ve bu hafta sonu ile gelecek hafta ağırlıklı olmak üzere Türkiye ve vatandaşlarımızın yoğunlukta olduğu ülkelerde birçok seminer, konferans ve tartışmalar düzenlenecek.

  Bu toplantı,seminer,konferans ve tartışmalarda Çanakkale’nin İstiklal Marşı Şairimiz Merhum Akif in tabiriyle “Tek dişi kalmış canavar” olan kendilerini medeni bizi ise ilkel görenlere karşı imanımızla verdiğimiz savaşla en genç ve en verimli çağında toprağın kara bağrına verdiğimiz çeyrek milyon din ve vatan evladının kaybına ve bu kadar gaziye rağmen onları buradan geçirmediğimiz anlatılacak,yazılacak,çizilecek,cekte,cek.!

  Bunlara anlatanlara, Çanakkale’nin geçilmediğini söyleyenlere, bununla o en kıymetli varlıkları olan tatlı canlarını bu yolda heba eden mertebeleri Peygamberlik mertebesine yakın olan şehitlik mertebesine tatlı canlarını gençlik çağında vererek kara toprağın bağrına düşerek ulaşan çeyrek milyonun direnciyle Çanakkale geçilmediyse bizim şu andaki halimiz niye?

   MÜSLÜMANLAR SÖMÜRMEK İÇİN DEĞİL FETİH İÇİN

         GAYRİMÜSLİM ÜLKELERİNİ ALDILAR

   Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)’le başlayan ve efendimizin dünyasını değiştirmesinden sonrada hız kesmeyerek Dünyanın dört bir yanına gidip oraları fetheden İslam gazilerinin ve bu uğurda şehit olan on milyonlarca şehitin maksadı bu ülkeleri sömürge haline getirip buraların yer altı ve üstü zenginlikleri nimi sömürmekti?

     Bu İslam la şereflenmiş tüm etnik kökenden gelen Müslümanların Efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)in mübarek Sahabeleri ve Sahabelerden gelenlerin maksadıyla aynı ortak gayeyi paylaşan diğer İslam gazileriyle aynı yolda olan Orta Asya’dan başlayarak Viyana kapılarına, Kuzey denizine kadar giden, Ak denizi bir Osmanlı gölü haline getirenlerinde gayesi sömürgecilik miydi?

   Eğerki öyle olsaydı  Viyana’dan Hindistan’a,Kuzey Afrika’nın tamamı ile,Doğu Afrika’nın  Sudan,.Habeşistan ve Erite başta olmak üzere bu günkü Çad’da dahil tamamına yakını Sünni Müslümanlığı benimsemiş ve Türkçe konuşan,Türkçeden başka bir dil bilmeyenlerden oluşan yerler olması gerekmezmiydi?

     Eğerki gerçekten Efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.) le başlayıp Osmanlının gerilemesine kadar hız kesmeden devam eden savaşlarda fethedilen ve bir çoğu 1.Dünya savaşının sonuna kadar bu ülkenin yani Osmanlı’nın egemenliğinde kalan ülkeler sömürülmek için alınmış olsaydı o ülkelerde kendi asıl dillerini ve kültürleri ile dinlerini bilen kimse kalmazdı.!

   1 asır bile İngiliz ve Fransız sömürgesinde kalmayan ülkelerin ezici çoğunluğunun resmi veya toplumun ortak dilinin sömürgelerin ortak dili olması, kültürlerininde aynı şekilde sömürgecilerin kültürünün egemenliği altında olması genelde Müslümanların, özelde ise Osmanlının topraklarına kattığı ülkeleri sömürmek için bunu yapmadığının en büyük kanıtı değilmi?

      Müslümanlar Viyana kapılarına kadar İslamı gönüllü olarak kabul edeceklere sevdirmek, birde İslam düşmanlarının İslamı engellemelerini, islama ve İslami değerlere zarar vermelerini önlemek için yapılmıştı.

     Bu nedenle alınan ülkelerde yaşayanlara dinimizi, dilimizi ve kültürümüzü dayatmayı genelleyecek hiçbir maddi engel olmamasına ve en fazla üç bilemedin 4.nesilde yerli din,dil ve kültürün yok edilmesi mümkün olmasına rağmen buralara ne dinimiz,ne kültürümüz,nede dilimiz dayatılmadı.!

   Çanakkale’de bu maksatla bu İslam olmayan unsurların ülkemizi ele geçirerek inancımıza zarar vermemeleri, Müslümanların topraklarında inançlarını serbestçe yaşamaları için yapıldı.

   Yani burada şehit olan çoğunluğu Osmanlı tebaası,geriye kalanlarını ise Osmanlı tebaasından olmayan dini mübini İslamı ve onun değerlerini korumak,düşman çizmesi altında bu kutsal değerlerimizin çiğnenmemesi için Hinden,Çinden ve dünyanın dört bir yanından gelen her dil ve ten renginden olan bu çeyrek milyon İslam evladı şehit oldu.

    Bir bu kadarıda gazi oldu.

 Yine sayısı bilinmeyen nice,nice on binler ise Çanakkale’ye savaşmaya gelirken veya dönüşte yollarda hastalık,eşkıya baskını,sel,toprak kayması ve başka çeşitli sebeplerden dolayı öldüğünden evine çiftine ,çubuğuna dönemedi.!

  Bunların maksadı Ezanı Muhammedi yenin Minarelerimizden dinmemesi,Hilali İslamı,Yıldızı Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)’i ve kırmızılığı ise Hazreti Adem(A.S.) atamızdan bu yana gelip geçmiş şehit ve gazilerin akan kanını temsil eden Şanlı al bayrağımızın gönderinden inmemesi ve mahremimize na mahrem elinin değmemesi yani İslami tüm değerlerle birlikte kadınlarımızın,kızlarımızın baş örtüsü nünde açılmaması için şehit ve gazi oldular.!

   Bunun için meslektaşımız Gazeteci Hasan Tahsin İzmir’e çıkan Yunan palikaryasına ilk kurşunu sıktı?

  Sütçü İmam Maraş ta Fransız ve uşağı Ermeni askerlerini bunun için yani hamama giden Müslüman bir kadının başörtüsünü açmak istedikleri için öldürdü?

    Küçük Kamil’in Antep’te uğradığı saldırının sebebi yani “Şehit Kamil” unvanına kavuşmasının sebebi annesinin başörtüsüne uzanan eli engellemek için mücadele ederken oldu?

 Mademki Çanakkale geçilmedi neden ülkemizde Dinimizin emri olan Başörtüsü halen Danıştay kararlarıyla engellenmeye çalışılıyor?

   Neden ÖSYM’ menin açtığı sınavlara Anayasamızın din ve vicdan hürriyetini düzenleyen Madde 24 – Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.! Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.”! amir hükmüne ve bu konuda kanunla alınmış hiç bir yasak olmamasına rağmen başörtüsüyle bu sınavlara girilmesine yasak getiriliyor?

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2010 yılının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için verdiği Resepsiyonuna alternatifi kinci bir resepsiyon düzenleniyor?

    Neden 2009 Yılında Adana Valiliği tarafından verilen Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonuna gelen askeri erkân burada başörtülü hanımları görünce protesto etmek için burayı terk ettiler?

     Ülkemizin Atatürk’ün ulaşmasını istediği en büyük hayali olan “Muasır Medeniyetin” hakim olduğu hiçbir muasır demokrasinin uygulandığı ülkelerde olmayan inanç ve fikir hürriyetine kavuşması için.

      Bununla muasır milletlerin sahip olduğu tüm haklara ve buna bağlı olarak sağlanan yüksek hayat standardına kavuşmamızın yanında bu gelişmelere muhalif olmayan aksine bunların ruhunu da oluşturan Çanakkale’nin geçilmez kılınması maksadına da kavuşturulmamız için herkes üstüne düşeni yapmalı, yapmayanlar bu şehitlerimizin yanında utançtan başlarını kaldıramazlar.

                        II

 

ÇANAKKALEDE ŞEHİT OLANLAR KALKSA

     HEPİMİZİ BOĞAZA DÖKERLER!

 

     Çanakkale’yi kanları ve canları pahasına geçilmez yapan Şehitlerimiz ve Gazilerimizle ilgili olarak yazdığım yazımızın I. bölümünde  Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)le başlayıp Çanakkale zaferine ve bu zaferden sonra bizim ülkemizin verdiği Kurtuluş Savaşıyla diğer İslam ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmak için verdikleri mücadelelerini.

  Türklerin ve Müslüman diğer milletlerin tarih boyunca ve geçmiş asırla günümüzde verdikleri Kurtuluş mücadelelerindeki asıl maksatlarının kuru toprak parçasını kurtarmak olmayıp asıl olanı bu toprakları yurt edinenlerin inançlarını ve inançlarının gereği olan ibadetlerini baskısız, yasaksız ve korkusuz olarak  yerine getirebilmeleri için verdiklerini gördük.

    Yani olayın özüne girecek olursak İslamı ve İslamın değerlerini ve bunun özü olan İstiklal Marşı Şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy un tabiriyle “Şu Ezanlar ki Şahadetleri dinimin temeli ilelebet benim yurdumun üstünde inlemeli” dizeleriyle belirttiği Ezanı Muhammed iye’nin 5 vakit en gür şekliyle okunabilmesi.

   Ezanı Muhammed iye’nin 5 vakit okunarak bir taraftan inananları kurtuluşa götürecek olan dinin direği Namaz’a davet ederken,bu haykırışıyla bu toprakların İslam toprağı olduğunu söyleyen Ezanın yanında hürriyetimizin timsali olan Şanlı Al bayrağımızın gönderinde mahşere kadar nazlı,nazlı dalgalanabilmesi için.

    Bu şanlı bayrağın altında bayrağımızdaki timsallerin ruhuna uygun ibadetlerimizin rahatlıkla yerine getirilmesi için  Hz. Adem(A.S.) atamızdan günümüze kadar  onlarca milyon müslümanın yaptığı gibi  Çanakkale’de, bizim Kurtuluş Savaşımızda,Kıbrısın kurtarılmasında ve diğer İslam ülkelerinin hürriyetine kavuşması için tatlı canlarını seve,seve verdiler.

    Şimdi bu şehitler kalksa diğer İslami değerleriyle birlikte başörtüsünün gericilik anlamına gelen ”İrtica” yaftasıyla yaftalanmasını.!

     Başörtüsünün tüm resmi kurumlardan dışlanmasını.

     İşine gidip gelirken başını örten bir Ana Okulu öğretmeninin bunu yapmasının çocuklara kötü örnek(!) olabileceği yönünde verilen evrensel hukukta,Avrupa insan hakları beyannamesinde ve Birleşmiş Milletlerin insan hakları belgesinin yanında Anayasamızın  inanç hürriyetini düzenleyen 24.maddesinde de hiçbir dayanağının olmamasına rağmen bunun suç sayılmasını. !

     Peygamber ocağı olan Askeri kışla ile sosyal tesislerine dinimizin emri olan başörtüsünü örtenlerin ve yine dinin emri olan sakal bırakanların alınmamasını.

      Ergenekon ve Balyoz örgütlerinin iddianamelerine giren Camilerimizin bombalanmak istenmesi,”Sofular” semtinin isminin irticayı(!) çağrıştırmasının iddia edilmesini.

    Dinin emri olan gümüş yüksük takanların, Dinin direği olan Namazı kılıp Farz olan orucu tutanların askeri şura kararlarıyla” Disiplinsizlik” yaftasıyla yaftalanıp işlerinden atılmalarını.

      Yine Ergenekon ve Balyoz ile diğer illegal terör örgütlerinin iddianamesine giren sırf ara sıra oruç tuttukları,bazen Namaz kıldıkları ve besmeleyi kullandıkları için bunu yapan en alttakinden en üst rütbeye gelenlerin bile millette karşı yapılacak kalkışmanın ardından tutuklanarak bir adaya hapsedilmek istenmelerini.

     Yine bu iddianamelere giren belgelerden çıkan sırf eşi  başını örttüğü için Eski bir Anayasa mahkemesi başkanında alınan çağ dışı fetvayla Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün vatana ihanet suçundan dolayı mahkemeye verilmek istenmesini.

     Çanakkale’de bu boğazı tek dişi kalmış canavar olan medeni olduklarını iddia edenlerin geçmesini önlemek canlarını seve,seve veren Çeyrek Milyon şehit ve sayıları bu şehitlerimizden az olmayan gazilerimiz şimdi ayağa kalksalar kendilerinin verdiği mücadele ve bu mücadeleyi kazanabilmek için  verdikleri tatlı canlarını toprağa vermelerinin maksadını ,birde evrensel hukuk dada hiçbir dayanağı olmayan,Atatürk’ün hayali olan ulaşmamızı istediği muasır ülkelerin hiçbirinde olmayan bu günkü çağ dışı uygulamaları görseler bizi denize dökmezler miydi?

       Ülkemizi her yönüyle çağdaş demokrasilere rezil eden tüm çağ dışı engellerin yanı sıra inanç,fikir ve teşebbüs hürriyetinin önündeki tüm engellerle birlikte bu fili engellerinde kalkması için gerekenin yapılması dileğiyle.

    Hazreti Adem(A.S.) atamızdan,Çanakkale’ye,Çanakkale’den günümüze kadar Gelip geçmiş tüm İslam Şehitleri ve Gazilerinin Ruhu şad,mekanları Cennet olsun.

    Cuma’nız Mübarek olsun.

   Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun.

Yazdır Paylaş
Diğer Yazıları

GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı
haberler