Her memlekette genelde siyasette veya idarede bulunanlar genelde iki kısma ayrılır.
Aksaray In Hayırlı Evladı Profesör Bekir Deniz
Her memlekette genelde siyasette veya idarede bulunanlar genelde iki kısma ayrılır. Bunlardan birinci kısmı geldiği, getirildiği veya seçildiği görevin bilincinde olmayanlardır, bu bilinçte olmamalarına rağmen bulunduğu makamın imkânlarını kullanarak kamuoyuna karşı işin bilincindeymiş gibi bir ortam oluşturur ve bunun gölgesinde gününü gün eder.
Görevi bittiğinde ise kimsenin tanımadığı silik birisi olarak köşesine çekilirler.
Çünkü bunlar günümüzde olduğu gibi siyaset ile mahalli idareciliklere gelenlerin genelde bu göreve gelmeden önce memleketlerine verdikleri her hangi bir hizmetleri yoktur.
Yani tarlada izleri olmadığı için harmanda da gözleri olmaz.!
Bunlar umursamazlıklarından dolayı seçildikleri veya getirildikleri göreve piyango çıkan talihli gibi gelenlerdir.
Çünkü bu göreve gelmek veya seçilmek için ciddi bir çaba, emek ve masraf yapmamıştır.
Birde yaptığı görevin bilincinde olanlar vardır ki bunların işi çok zordur.
Çünkü bunlar idealisttir.
Bu idealizmle ömürlerini akıllarının erdiği andan itibaren sırasıyla ailesinin, köylü ise köyünün, çok mahalleli bir yerleşim biriminde yaşıyorsa mahallesinin ardından yerleşim yerinin, ilçesinin ve ilinin birinin bin olması, hemşerilerinin hayat standardının yükselmesi için kendisini görevli görür ve bu bilinçle çalışır.
Bu bilinçle ister memleketinde olsun, isterse memleketinden çeşitli sebeplerden dolayı uzak olsun mutlaka bir ayağı memleketindedir ve eline geçen ilk fırsatı kendi çıkarı için değil memleketinin çıkarı için kullanır.
Hemşerimiz Profesör Doktor Bekir Deniz de tıpkı Aksaray’ı 1920’de vilayet yaptıran Vehbi Çorakçı,1989 da vilayet yaptıran Mehmet Altınsoy, Milletvekili olmadıkları halde partilerinin il başkanlığını yaptıkları dönemlerde tek başlarına nice,nice Bakanlık ve Milletvekilliği yapanların yapamadığı hizmetleri yapan Mimar Aslan Tolga ve Eğitimci –Yazar Orhan Aydın gibi memleketini unutmayan,memleketinin birini bin yapmak için uğraşanlardandır.!
Bekir beyin kısa meslek hayatına sığdırdığı başarılarının ve bulunduğu görevlerinin sadece başlıkların yazmak bile küçük cesamette bir kitabı oluşturacak kadar olduğundan bunları buraya yazamıyorum.
Yalnız Aksaray kamu oyununda çok iyi bildiği gibi Bekir Bey Genel olarak bölgemizin geçmişini ve bu geçmişimizdeki eserleri en iyi araştıran özelliklede Aksaray’ın İslam tarihindeki geçmişini iğneyle kuyu eşer gibi meydana çıkartandır.
Başkaları yaz mevsimini sahillerde geçirirken canlı şahidi olduğum ve bu şahitliklerimi TV Programları ve Haberlerle de günümüze ve geleceğe aktardığım Bekir Bey 10 yıl boyunca okulların tatil olduğu dönemi öğrencileriyle birlikte geçmişimizi yeryüzüne çıkarmakla ve bunların veri tabanını oluşturmakla geçirdi.
Bu çalışmalarıyla Darphane ve Alay han Kervansarayı başta olmak üzere birçok eserin kısmi restorasyonunu yaptırmasının yanında bunların korunmasını da sağladı.
Aksaray Üniversitesi Rektörlüğüne aday olan hemşerimiz Profesör Dr Bekir Bey seçilirse hizmetin en iyisini yapacağı gibi seçilemez ise de Aksaray’a hizmet etmeye devam edeceğine yaptıkları yapacağının teminatı olduğundan adım gibi eminim.
Kendisi ve Aksaray’ımız için hayırlı olacaksa nasip olması dileğiyle başarılar diliyorum.
ONURLU İNSAN,ONURLU MÜSLÜMAN YILBIŞINI KUTLAMAZ !
Hiçbir insan Yılbaşını kutlayamaz çünkü bu yılbaşını kutlamaması için var olan onlarca sebepten yılbaşlarında yapılan Çam katliamı ve Hindi katliamı ile Alkol tüketimi ve Şans oyunlarının verdiği zararlar insan olanın yılbaşını kutlamasına engeldir.
İnsan olanın Yılbaşını kutlaması yanlıştır, fakat Müslüman için ise kesinlikle yapmaması gereken bir eylemdir.
Öncelikle Müslüman onuru için Yılbaşını kutlayamaz, çünkü hiç bir Hıristiyan Müslümanların Kandillerini, Ramazanını, Ramazan ve Kurban bayramını kutlamazlar.!
Fakat biz Müslümanlar onların aksine Hz. Adem(A.S.) atamızdan Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)e kadar gelip geçmiş tüm Peygamberlerle birlikte Hıristiyanların kendilerinin Peygamberi olduklarını iddia ettikleri Hz. İsa(A.S.) yı Peygamber olarak kabul ettiğimiz gibi
Onların kitabı İncilinde tahrif edilmemiş orijinal halini kitap olarak kabul ederiz.
Bizim bu hoş görümüz ve amentümüz gereği olan imanımıza karşı onlar bizim dinimizi din kabul etmedikleri gibi Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)le ilgili ise akla izana gelmeyen hakaretlerde bulunurlar, bulunmayanlar ise bu hakaretleri mubah görürler.
Bu bilgiler ışığında hangi onurlu Müslüman Hırıstiyanların dini bayramı olan Noel’in devamı olan Yılbaşını kutlar?
Bu bilinçle genelde insan olanın, özelde ise Müslümanların bu dünya ve ahretimize zararlı olduğu gibi kesemize de zarar veren kutlamadan uzak kalması dileğiyle.
Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun