Seçim dönemleri sevmediğim dönemlerdir. Neden? Çünkü seçim döneminde herkes birden farklılaşır. Vaatler havada uçuşur. Birileri kendilerine destek adına her bir şeyi yapar.
Billboardlarda ki Adamlar
Aksaray sokaklarında yürüyorum
Sıra sıra dizilmiş billboardlar
Ve sıra sıra dizilmiş adamlar
Hepsi biraz aynı gibi
Hepsi aynı gülmüş
Aynı durmuş
Aynı şeyi söylemiş
Farkı nerede göreceğiz
Seçim dönemleri sevmediğim dönemlerdir. Neden? Çünkü seçim döneminde herkes birden farklılaşır. Vaatler havada uçuşur. Birileri kendilerine destek adına her bir şeyi yapar. Küskünlükler olur. Kavgalar çıkar. Bazen silahlar patlar. Bazen adamlar ölür.
Servetini kaybedenler olur. Onurunu satanlar olur. İşini kaybedenler ya da birilerinin zirveye çıkışına tanık olursun. Ben seçim dönemlerini sevmem. Çünkü sokaklar kirlenir. Çünkü billboardlar kirlenir. Çünkü televizyonlar, radyolar kirlenir.
Aksaray’dayım. Yıl 2011, aylardan Mart. Aksaray aday adayı kavgasında. Gazeteler gazetelikten çıkmış. Aday adaylarının fotoğrafları ile dolmuş. Radyolar müzikleri bırakmış, her şeyi bırakmış. Parasını veren konuşuyor.
En önemlisi sokaklar. Birbirinden farklı firmaların cicili bicili reklamlarına pek rastlamıyoruz artık. Boy boy aday adayı fotoğrafları. Hepsi aynı durmuş, aynı gülmüş, aynı renk seri baskı yapılmış. Aynı bakmışlar objektiflere. Ve aynı şeyi söylemişler taaaaa yıllar öncesinden kalan.
Şöyle bir daha baktım. Birisi acaba daha farklı olabilir mi diye? Peki, farklı olmak mı doğrudur? Belki de “doğru” aynı şeyleri söylemek, aynı yöne bakmak, aynı pozu vermektir.
Eğer aynı şeyi söylemek doğru ise o zaman neye göre birisi diğerlerinin önüne geçecek? Yani aynı şeyler söylenip aynı yöne bakılacaksa kim olacak aday? Kim olacak milletvekili?
Parayı veren mi? Arkasında Ankara’dan destek bulan mı? İyi olan mı? Sorunları iyi analiz eden mi? Daha çok yalan söyleyen mi? Daha çok vaatler veren mi? Ama kim? Kriter ne olacak? Daha doğrusu bu zamana kadar kriter neydi bundan sonra ne olacak?
Ya bayanlar nerde? Hani bayanlar siyasette daha çok aktif olacaktı. Hani bayanlar neden aday adaylığı yarışında yoklar? Billboardlarda onların resimleri neden yok?
Sonra Aksaray’ın vekili olacak kişinin mesleği önemli mi? Yani sağlık sektörü olunca sağlık sorunu çözülecek mi? Avukat olunca ne oluyor peki? Veteriner olursa ne olacak? Medya mensubu olursa bu bizim ne işimize yarayacak. Eğitimci olması? Ya da zengin bir aileden gelmesi Aksaraylının bir işine yarayacak mı?
Konuşma önemli mi? Evet bence önemli. Fakat aday adayları içinde beni konuşması ile etkileyen olmadı. Siz etkilendiniz mi? Yoksa hatra binaen etkilenmiş gibi mi yaptınız. Zor olmuyor mu etkilenmiş gibi yapmak. Keşke etkilenseydik.
Çok küçük bir örnekle yazımı sonlandırmak istiyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek. Gerçekten Ankara’nın sevdiği bir isim. Siz spekülasyonlara bakmayın. Adam çalışıyor. Adam konuşuyor. Adam nasıl bakacağını biliyor. Sarkozy’i sakız çiğneyerek karşılaması ve yollaması gibi tepkileri hep bizden. Neyse lafı fazla uzatmayım. Yerel seçimlerde tüm konuşmalarında “BEN şunu şunu yaptım, şunu şunu yapacağım. Oyunuzu verin kardeşim bana….” Şeklinde bir tarzı vardı. Ve Ankaralıda oyunu verdi. Oyunu Melih Gökçek’e verdi. Masaya elini vuran, çalışan o adama verdi.
Ve Türkiye genelinde birçok yerel aday kendisine oy isteyemedi. Çünkü hiç kendisi olamamıştı. Hepsi partisine ya da liderine oy istedi. Mesela şöyle dedi: “Davos Fatihi Tayyip Erdoğan’a verin oylarınızı”
Şimdi milletvekili aday adayları iktidar partisinde aday olmak için yarışıyor. Neden?
Aksaray’da hizmetleri ile duruşu ile bir aday var mı? Ben hangi parti de olursam olayım kazanırım diyebilecek. Eğer varsa ben de o kişiyi şimdiden tebrik ediyorum.
Hani siyaset ucuz olmamalı. Siyasetle uğraşan kişi kendisinde doğal bazı yeteneklerinden etkilenerek siyaset yapmalı. Erbakan Hoca gibi, Turgut Özal gibi, Süleyman Demirel gibi, Tayyip Erdoğan gibi, Ecevit gibi… Hiç değilse Melih gökçek gibi. Yani param var hadi iki siyaset yapayım denmemeli. Yani Ankara’da dayım var aday olayım denmemeli. Yani aday öncelikle kendisine güvenerek aday olmalı.
Ve sevgili Aksaraylılar lütfen aman dikkat edin. Meclise gerçekten çalışkan gerçekten hizmet edecek birilerini gönderelim. Parayı basıp çok reklam vereni değil! Ya da arkası sağlam olanı değil.
Vekil olduğu zaman zaten arkası sağlam olacak. Çünkü arkasında halk olacak. Biz tarihi ile kültürü ile her şeyi ile özel bir milletiz ve bizim vekilimiz olacak kişi de özel olmalı.
REHBERİM ŞEYMA