Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumudur,
Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumudur, özgürlük.Kimi için korkusuz yaşayabilmek,kimi için dilediğini söyleyebilmek,kimi için hayallerini gerçekleştirebilmek,kimi için ise inançlarını baskı altında kalmaksızın yaşayabilmek, kimi için soyunmak,kimi için örtünmektir özgürlük.
Özgürlük hareketli bir denize benzer. Bazen yelken olup özgürlük rüzgarlarını kucaklar,bazen kürek olup özgürlüğe güç katar, bazen dümen olup yön verirsiniz özgürlük denizinde yol almak isteyenlere. Kimi zaman balık olup özgürlüğün tadını çıkarır,kimi zaman ise su olup özgürlüğe karışırsınız.Bütün sular denizlere doğru,özgürlüğe doğru akarlar. Bu özgürlüğün önünü kimi zaman barajlar keser. Ancak sular çağlayıp taşınca hiçbir baraj denizle kucaklaşmaya mani olamaz. Özgürlük için kimi zaman çağlayıp taşmak gerekir. Toplumlar ve bireyler ne kadar baskı altına alınırlarsa alınsınlar, özgürlük istekleri asla zincirlenemez.
Çağlar boyunca özgürlük verilmemiş, mücadelelerle alınmıştır. Zaten mücadele etmeden verilen özgürlükler ,sahte özgürlüklerdir. Tarih özgürlük mücadelesi veren insanları kaydeder. Onlar tarih için önemlidir. Peygamberlerin en büyük özgürlük savaşçısı olduklarını unutarak, “din afyondur” anlayışıyla hareket ederek İslam’a saldıranların; Tunus,Mısır vb ülkelerde yaşananlara nasıl baktıklarını merak ediyorum. İslam’a gerçek anlamda bağlılık insanı özgürlükten başka yere taşımaz. Çünkü kula kulluğu kaldırmak özgürlüğün ta kendisidir. Yüce yaratıcı insanı , kendisine inanıp inanmama noktasında bile özgür kılmıştır. Dolayısıyla özgürlük fıtratımızda vardır. " İnsan özgür doğar oysa her yerde kendini zincire vurulmuş olarak bulur." diyen ünlü düşünür JJ Rousseau buna işaret ediyordu.
Yine özgürlük savaşçısı Malcolm X şöyle diyor;"Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka bir şey veremez. Eğer adamsan, sen alırsın.Bir insan özgürlüğe doğru dürüst önem verdiğinde, güneşin altında, o özgürlüğü elde etmek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Ne zaman birinin özgürlük istediğini söylediğini duyduğunuzda, ama sonraki nefesinde onu almak için ne yapmayacağını veya onu almak yolunda yapılmasına inanmadıklarını anlatacaksa, o kişi özgürlüğe inanmıyordur. Özgürlüğe inanan bir adam özgürlüğünü elde etmek veya onu muhafaza etmek için güneşin altında her şeyi yapacaktır. Şiddet kullanmamak iyidir, işe yaradığı sürece. Huzuru özgürlükten ayıramazsınız. Çünkü hiç kimse özgürlüğüne sahip olmadan huzur içinde olamaz.”
“ Halis hürriyeti Hakk’a kölelikte bulan….” İfadesiyle N.F. Kısakürek’in dilinde özgürlük gerçek anlamına kavuşur.
Sen ,ben, hepimiz birer özgürlük savaşçısı olarak yeniden dönmeliyiz hayata.Gecenin karanlığında beliren masum yüzlü aydınlık ihanetleri ardı sıra yüklenen güneşimizle; Zulüm dinsin, hürriyet peşin sıra gelsin diye ;Lanetlenen sınıfların yüzü yere düşmesin diye,yalancıların maskesini düşürmek için;Yitmiş inançların, tükenen ümitlerin sönmeyecek ışığı için; hürriyeti omuzlarına yüklenip, esaretin bedelini acılarıyla ödeyen ve ödeten olarak;renkleri aynı olmayan insanların dünyasında tenin esmer,siyah vb olsa da yüreği en beyaz olanlardan olmak için;ümitlerin ışığı olmak için dönmeliyiz peygamberlerin bıraktığı özgürlük mücadelesi alanına.