Bu yazı 14 Subat 2011, Pazartesi 11:56:35 tarihinde eklendi. 1112 kez okundu.
En Çok O'na Muhtacız - Yunus Yağmur
Geçmiş telaşı,gelecek kaygısı,bencillik,mevki ve gücün sanal mutluluğu ya da yokluğun yol açtığı umutsuzluk gibi hayatımızı etkileyen suni sıkıntılardan kurtulmak için
Geçmiş telaşı,gelecek kaygısı,bencillik,mevki ve gücün sanal mutluluğu ya da yokluğun yol açtığı umutsuzluk gibi hayatımızı etkileyen suni sıkıntılardan kurtulmak için O’nu tanımaya,anlamaya,sevmeye ve en önemlisi de hayatımıza örnek kılmaya ihtiyacımız var.Bir Müslüman olarak sıradan bir sanatçının(!),futbolcunun hayıtı ile ilgili bildiğimiz detaylar kadar; çok sevdiğimizi iddia ettiğimiz Peygamberimizin hayatını bilebiliyor muyuz? Örnek aldığımızı söylediğimiz Hz. Muhammed (sav)’in hayatını baştan sona anlayarak hiç okuduk mu? Yoksa kulaktan dolma bilgilerle mi tanıyoruz O’nu? Yaşantımızın neresi Muhammedi bir özellik taşıyor? İş hayatımıza ,arkadaşlarımıza,çocuklarımıza,komşularımıza, kısacası yaşamımıza O’nun baktığı yerden bakabiliyor muyuz? Çoktandır yapmayı unuttuğumuz aile sohbetlerinde birkaç kelamla da olsa Hz. Muhammed (sav) den bahsediyor muyuz? En yakın arkadaşlarımızla O’nu tanıştırmak ister miyiz? Okuduğumuz gazeteleri,kitapları O’nun da okumasını isteyebilir miyiz? Biliyorum sorduğumuz her soruda kafamız önümüze biraz daha eğilecek. Zaten kendimizi sorgulamaktan kaçtığımız için bütün sıkıntılara duçar oluyoruz.
Sevmenin bile insancasını çoktandır unutmuş menfaate dayalı bir yaşamı benimsemiş günümüz insanlığının ,bütün gelişmiş teknolojisine rağmen bir türlü mutluluğu yakalayamadığı aşikardır. Bunca iletişimin geliştiği bir dünyada insanların kendi yüreklerinden gelen sese kulaklarının tıkalı olması manidardır. Birkaç litre petrol uğruna binlerce insanın öldürülmesine modernlik adına sessiz kalınması ise bütün insani değerleri tüketmiş olduğumuzun en açık göstergesidir. Dünya insanlığı kaybettiği insani değerlerini yeniden kazanmak istiyorsa Hz. Muhammed’i a.s tanımak ,anlamak ve örnek almak zorundadır.
Bütün arkadaşları kokuşmuş bir leşin yanından geçerken yüzlerini dönüp iğrenmesine rağmen, “dişleri ne kadar güzelmiş” diyerek bütün kötülüklerin içerisinde bile güzeli görmenin mümkün olabileceği mesajını veren; esirlerin maddi değerlerle ölçüldüğü bir savaş hukukunda,”okuma yazma öğretenin serbest bırakılacağı” uygulamasını getirerek insanı ve eğitimin önemini yücelten; “kendisi için sevip istediğini,kardeşi için de sevip istemedikçe gerçek imana sahibi olunamayacağını” buyurarak 1438 yıl önce empatiyi yaşam biçimine dönüştüren; birbirleriyle savaşan,kız çocuklarını namus kaygısıyla diri diri gömen,haklının değil güçlünün haklı olduğu bir toplumu çok kısa sürede dünyanın gıpta ederek baktığı “Asrı Saadet” toplumuna dönüştüren en mükemmel eğitimci Hz Muhammed’e her zaman muhtacız.
Güvenilmez bir toplumda, en büyük düşmanlarının bile kıymetlerini emanet ettikleri O’nu ,sevmeye,tanımaya,anlamaya ve örnek edinmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. O’nu anlamak için tarih bilincinin de devrede olduğu,taklitle yetinilmeyip, anlamaya dönüşebilen ve aktüelleşebilen bir bakış açısına ihtiyacımız var.
| Diğer Yunus Yağmur Yazıları |
|