Değerli okurlarım,

Çok bildiğimizi iddia ettiğimiz hatta çokluğuyla öğündüğümüz tanıdık, arkadaş ve dostlarımız kimlerdir. Bana bir çırpıda beş tane dost ismi söyleye bilir misiniz desem ne dersiniz. Bu basit gibi görünen sorunun cevabı oldukça zor bir cevaptır.

Tanıdık, günlük hayatımızda fiziksel ortamlarda gözümüzün aşina olduğu, hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz kişilerdir. Her gün onları görseniz bile, aynı yerde çalışanlar gibi, sizinle yüzeysel olarak konuşan insanlardır.

Arkadaşlık, sevgi, dürüstlük, güven, empati, şefkat ve karşılıklı anlayış gibi çok çeşitli nitelik ve özellikleri içerir.  Arkadaş, daha derin bir etkileşim veya iletişim seviyesi paylaşan bir kişidir. Derin iletişim imkânsız değildir. Aslında, en gerçek arkadaşlar, mesafeye rağmen, bir zamanlar birbirlerine yetişmeyi ve sanki zaman geçmemiş gibi konuşmayı başaranlardır.

Ne tanıdık ne de arkadaş dost gibi değildir.

Dostluğun tanımını soranlar birçok farklı cevap bulabilmektedir. Bireylerin bir kan bağı olmadan koşulsuz ve şartsız şekilde sevdikleri, özel paylaşımlarda bulundukları, dertlerini ve mutluluklarını kendilerine dert edindikleri insanlara dost denmektedir.

Bu durumda beş dost ismi verebiliyor musunuz? Dostum diye biliyor musunuz? Farklı ortamlarda bulunmuş sayısız kişilerle iletişim kurmuş olabilirsiniz bu sizin dost sayınızı artırmayacaktır.

Mevlâna derki

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya... Kalp durur... Akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur ne de unutur.

En küçük toplumsal birim olarak kabul edilen aile toplumun temelini oluşturan önemli bir kurumdur diğer toplumsal kurumlarla iletişimi sosyal, kültürel belirleyiciliğe sahiptir. Bireyin ilk ve en kalıcı nitelikteki eğitimini aldığı önemli bir toplumsallaşma ortamı olarak ailenin korunması toplumun geleceği açısından önemini hala korumaktadır. Aile olabilmenin arkasından arkadaş eş dost ve tanıdık çevresi olacaktır. Aile olmadığı yerde bireyselleşme olur ki yalnızlığın çığlığını duymaya başlarsınız. Ne arkadaşlık ne de dost ne de sosyal ilişkiler kalır. Toplumda görürsünüz her şeyi biliyormuş, anlıyormuş havasında yüksek sesle konuşanlar aslında fark edilmek yalnızlık korkusundan kurtulma çabasın da olanlardır.

Aksaray’ı bildiğini iddia edenler herkesi tanıdıklarını büyük bir çevreye hâkim olduklarını, dostlarının sayısının bir hayli çok olduğunu söyleyenlere, siyasete yön verenlere, millet vekili olması gereken beş isim söyleyin desek ya da Aksaray’a hizmet etmiş akıllarda kalan beş isim söyle desek, hatta beş dostunuzu söyleyin desek bir çırpıda söyleye bilirler mi bilmiyorum.

Sözün özü kişi önce kendini bilmeli sonra bildiğini zannettiklerini bilmeli, en azından bilmediğini bilmeli.

Sağlıcakla kalınız.


23.10.2022 22:43:00

İshak Pekgöz

BEŞ İSİM VEREBİLİRMİSİNİZ

BEŞ İSİM VEREBİLİRMİSİNİZ